• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Resmi Reklamlar
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • 3. SAYFA
  • MAGAZİN
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • KÜLTÜR SANAT SPOR TEKNOLOJİ OTOMOBİL GENEL REKLAM
  • Ara
SON DAKİKA:
13:51
AKİB Başkanı Ali Hızar Kayserinin 2029 Dünya Spor Başkenti Olmasını Kutladı
12:00
Kayseri'de 407 Aranan Şahıs Yakalandı, 112 Kişi Tutuklandı!
11:39
TÜİK Nisan Karnesini Açıkladı: Enflasyon Durdurulamıyor
11:19
Mayıs Ayı Kira Zammı Belli Oldu: İşte Tavan Oran!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
  1. Köşe Yazarları
  2. Düşünen Adam
  3. Bu akşam evinize Hazreti Peygamber misafir gelecek..
Yayınlanma: 30 Ocak 2026 - 11:49

Bu akşam evinize Hazreti Peygamber misafir gelecek..

30 Ocak 2026 - 11:49
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Bu akşam evinize Hazreti Peygamber misafir gelecek..
Düşünen Adam
Haftalık

Radyodan bir ses yükseliyordu…

Net, açık ve insanın içine işleyen bir ifade ile..

“Bu akşam evinize Hazreti Peygamber misafir gelecek.”

Bir an duraksadım.

Sadece ben değil, zaman da durdu sanki.

O an, evin içindeki sesler sustu, duvarlar bile dinler gibi oldu.

Radyodan çıkan o cümle, bir haberden çok bir imtihan gibiydi.

Kalbimin tam ortasına bırakılmış ağır bir soru gibi…

Yüce Yaratan’ın “Âlemleri senin için yarattım” hitabına mazhar olmuş, adı anıldığında yürekleri titreten, hayatı ölçüye bağlayan Hazreti Peygamber…

Bu akşam bize gelecekmiş.

Bizim eve.

Heyecandan donup kaldığımı bugün bile bütün açıklığıyla hatırlıyorum.

Ne ayağım ilerledi ne elim hareket etti.

İçimde bir ürperti, boğazıma düğümlenen bir sessizlik…

Ardından zihnimin kapıları açıldı ve peş peşe sorular dökülmeye başladı.

Öyle sorular ki, insanı sadece düşündürmez; insanı kendisiyle yüzleştirir.

Evet… Nasıl ağırlayacaktık?

Bu soru bile başlı başına bir ağırlıktı.

Çünkü mesele bir misafiri ağırlamak değildi.

Mesele, kendimizi O’nun huzuruna nasıl çıkaracağımızdı.

Soframız yeter miydi, kalbimiz yeter miydi?

Evimizin düzeni değil; evimizin hâli, ruhu, niyeti O’na yakışır mıydı?

Bir düşünce aldı beni, aldı götürdü.

O akşam televizyonda dizi mi izlenirdi?

Günlerdir reklamı dönen, herkesin konuştuğu o dizi…

Film mi vardı, kahkahalarla izlenen?

Yoksa hepsini kapatıp, evin ışığını biraz kısıp, diz çöküp susmak mı gerekirdi?

Susmak bile bir edep isterdi belki.

Konuşmak mı doğruydu, yoksa sessizlik mi?

O’na ne ikram ederdik?

Dilimizden dökülen kelimeleri mi, yoksa hâlimizi mi?

İkram dediğimiz şey tabaktan ibaret değildi ki…

Gözümüz, sözümüz, bakışımız da ikramdı.

Yemekte ne vardı o gün?

Bu soru bile utandırdı beni.

Çünkü nice sofralar dolu olduğu hâlde bereketsizdi; nice sade lokmalar ise ihlâsla sunulduğunda kıymetliydi.

Mutfağın hâli gözümün önüne geldi.

Dolaplar, tencereler, tabaklar…

Ama asıl bakmam gereken yer orası değildi.

Ev halimiz O’na hazır mıydı?

Derken sorunun yönü değişti.

Biz hazır mıydık?

İşte asıl korku orada başladı.

Ev ahalisi ne derdi?

Bu durumu nasıl anlatırdım onlara?

“Bu akşam Hazreti Peygamber bize geliyor” demek, sıradan bir cümle değildi.

O cümleyle birlikte eve bir sorumluluk, bir ağırlık, bir ölçü geliyordu.

Herkesin sözüne çeki düzen vermesi, bakışını toparlaması, kalbini yoklaması gerekiyordu.

İçimden geçenleri şimdi daha iyi anlıyorum.

Korku…

Evet, korku.

Ama bu, sıradan bir korku değildi.

Bu, mahcup olma korkusuydu.

O’nun huzurunda eksik kalma korkusu.

Söylediklerimle, sustuklarımla, alışkanlıklarımla yakalanma korkusu…

Evimizde olmaması gereken bir şey var mıydı?

Duvarlarda asılı olanlar, dilimize dolanan sözler, gündelik hayatta normalleşmiş ama O’nun getirdiği ölçüye uymayan hâller…

Evimiz temiz olabilir, ama kalbimiz temiz miydi?

Asıl soru buydu.

Kapıyı açıp “Hoş geldiniz” demek kolaydı belki.

Ama o kapıyı sadece dışarıya değil, içimize de açabilecek miydik?

İçimizde sakladığımız zaaflarla, görmezden geldiğimiz kusurlarla O’nun karşısına çıkabilecek miydik?

Bir an Medine’ye gittim.

Hicret yolculuğunu düşündüm.

Veda Tepesi’nden O göründüğünde sahabelerin kalplerinden taşan o sevinci… “Ay gibi doğdu üzerimize” diye haykıran o tertemiz coşkuyu…

Bizim karşılamamız nasıl olacaktı?

Aynı berraklıkta bir sevinç mi, yoksa başı öne eğilmiş bir utanç mı duracaktı kapımızda?

Mahalle gözümün önüne geldi. “Bize gel, hanemizi şereflendir” diye yarışan evler…

O evlerdeki iman, teslimiyet, fedakârlık…

Acaba O, bizim kapımızı çalar mıydı?

Yoksa daha layık olanların, kalbini çoktan toparlamış olanların davetine mi icabet ederdi?

Radyodan o sesi duyduğum andan itibaren…

Bu sorular zihnimde yankılanıp durdu...

“O geliyor” cümlesi, içimde defalarca tekrarlandı.

Her tekrarında biraz daha ağırlaştı, biraz daha derinleşti.

Çünkü bu geliş, bir akşamlık misafirlik değildi.

Bu geliş, imanımın tartıldığı bir gelişti.

Kendime bakmaya başladım.

İnandığımı söylüyordum ama yaşadığım hayat ne kadarını doğruluyordu?

Dilimde salavat vardı belki ama hâlimde sünnet var mıydı?

O’nu sevdiğimi söylüyordum; peki O’nun sevdiği gibi yaşamaya ne kadar niyetliydim?

İman endişesi çöktü içime.

Ya yeterince hazır değilsem?

Ya O’nun gelişi, eksiklerimi bir bir yüzüme vurursa?

Ya kalbimde yer açtığımı sanıp, aslında hâlâ dünya telaşıyla doluysam?

Bu korku beni titretti.

Çünkü bu korku, kaçılacak bir korku değildi.

Bu korku, insanı doğrultması gereken bir korkuydu.

Bugün hâlâ aynı soruyu soruyorum kendime.

Hazır mıyım misafir ağırlamak için?

Kapımı çaldığında, evimle birlikte kalbimi de açabilecek miyim?

Alışkanlıklarımı, bahanelerimi, savunmalarımı kapının dışında bırakabilecek miyim?

Yoksa O gelmeden önce evi toparladığını sanan ama kalbini ihmal edenlerden mi olacağım?

Belki de mesele bir akşam değildi.

Belki de mesele, her gün O gelecekmiş gibi yaşamaktı.

Her sabah uyanırken niyetini düzeltmek, her akşam eve dönerken kendini hesaba çekmekti.

Her kapı açılışında, “Bu kapıdan O girse utanır mıydım?” diye sormaktı.

İşte o radyo sesi, bana bunu öğretti.

Misafir beklemekten öte, misafirliğe layık olmaya çalışmayı…

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Özür Dilerim… - 29 Ocak 2026
  • Allah Nasıl Olmasını İstiyorsa, Aynen Öyle Olacak - 25 Ocak 2025
  • Belediye de Ballı Bal Gibi İş.. - 23 Ocak 2025
  • Tesadüf mü? Kader mi? - 18 Kasım 2024
  • Yeniden bir nesli inşa demek !! - 29 Eylül 2024
  • Allah'ı Unutmak ve Başkalarını İlahlaştırmak - 03 Eylül 2023
  • EY HACCA GİDEMEYEN KARDEŞİM! - 24 Haziran 2023
  • Ramazan'la Gelen Fırsatlar "Rahmet" - 01 Nisan 2023
  • Oğlum sen şimdi tercihini yap.?  - 29 Mart 2023
  • Bismillah İman…  - 10 Aralık 2022
  • Sabırlı ve Tahammülkâr Olmak - 28 Ekim 2022
  • Ne mutlu Allah'ın verdiği her nimete.. - 06 Eylül 2022
  • Habib-i Naccar nerede, biz nerede. !! ?? - 30 Ağustos 2022
  • Hakiki rızık aslında nedir bilir misin? - 23 Ağustos 2022
  • Allah'a Adanmış Gençlikler -2. Bölüm - 22 Temmuz 2022
  • Dava Adamı ve Dertliler - 05 Temmuz 2022
  • İmanın tadı, İman kardeşliği - 21 Haziran 2022
  • İmanın Tadı Nedir? - 19 Haziran 2022
  • 'Gençler arasında Deizm yaygınlaşıyor' - 14 Haziran 2022
    Köşe Yazarları
    Bir Şehrin Kendine İnanma Hikâyesi
    Habibullah Efendigil
    Bir Şehrin Kendine İnanma Hikâyesi
    Omurgalı Duruş
    Yusuf Kartal
    Omurgalı Duruş
    Gezgin yazar
    Gezgin yazar
    Bir Masal Şehri Şanlıurfa
    Aslı Azman
    Aslı Azman
    Turkovelo Pedalla Develi
    Yaşar Adıyaman
    Yaşar Adıyaman
    İnsan ve Bağımlılık
    Buse Yıldız
    Buse Yıldız
    Her Akşam Ezanında Maziye Dalmak
    Bu akşam evinize Hazreti Peygamber misafir gelecek..
    Düşünen Adam
    Bu akşam evinize Hazreti Peygamber misafir gelecek..
    Kış Mevsimi
    Güler Ruhsar Aktaş
    Kış Mevsimi
    M.Salim NURSAÇAN
    M.Salim NURSAÇAN
    Ağa Gelin
    Hidayetullah Göktürk
    Hidayetullah Göktürk
    CUMA'NIN ÖNEMİ NEDİR? 
    ANA DEDİNİZ DE!
    Muhsin İlyas Subaşı
    ANA DEDİNİZ DE!
    Çok Okunan Haberler
    Derbi Zaferi Sonrası Aslan Kayseri'de Kükredi
    Derbi Zaferi Sonrası Aslan Kayseri'de Kükredi
    İnstagram Abonelik Sistemi Ayak Pazarına Döndü!
    İnstagram Abonelik Sistemi Ayak Pazarına Döndü!
    Ümit Özer İstifa Etti: CHP Kayseri İl Başkanı Niyazi Ünalmış Mı Olacak?
    Ümit Özer İstifa Etti: CHP Kayseri İl Başkanı Niyazi Ünalmış...
    Ana Sayfa
    Resmi Reklamlar
    GÜNDEM
    EKONOMİ
    DÜNYA
    EĞİTİM
    3. SAYFA
    MAGAZİN
    SAĞLIK
    SİYASET
    KÜLTÜR SANAT
    SPOR
    TEKNOLOJİ
    OTOMOBİL
    GENEL
    REKLAM
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Biyografiler
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Gazete Arşivi
    Anketler
    Hava Durumu
    Gazete Manşetleri
    Nöbetci Eczaneler
    Namaz Vakitleri
    • DÜNYA
    • EKONOMİ
    • GENEL
    • GÜNDEM
    • KÜLTÜR SANAT
    • OTOMOBİL
    • SAĞLIK
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Biyografiler
    • Üye Paneli
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Gazete Arşivi
    • Anketler
    • Hava Durumu
    • Gazete Manşetleri
    • Nöbetci Eczaneler
    • Namaz Vakitleri

    • Rss
    • Sitemap
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.