Muhtemelen bir asır sonra bugün dünyada yaşayan insanların neredeyse hiçbiri olmayacak. Bu dünya geçici bir han olduğunu idrak etmemiz o kadar da zor değil. Bu dünyada mal, mülk biriktirmekte akıl kârı değil. Bu şu demek değildir. Çalışmamak, üretmemek anlamına gelmez. Tabii ki üreteceğiz, çalışacağız. Gelecek nesillere güzel günler bırakacağız. Bu aynı zamanda bir mesuliyettir. Peki günümüz insanlarına baktığımızda bu sorumsuzluk, başıboşluk, huzursuzluk, samiyetsizlik nerden kaynaklanıyor.
Bunun en büyük nedeni insanın kendisini tanıyamamasıdır. İnsan kendini tanımaz ise boşluğa düşer. Boşlukta ki insan kendini bulmaz ise her türlü bağımlılığa mahkum olur.
Yıllardır sahada bağımlılık ve türevleri konusunda önleyici çalışmalar yapmaktayım. Doğu batı ekseninde hemen hemen toplumun herkesimi ile muhatap oldum. Nedenler farklı olsada sonuç hep aynı oldu. Bağımlılıkta sonuç hep hüsrandır. Bağımlı olupta mutlu olan tek bir insan görmedim.
Madde bağımlılığı, teknoloji bağımlılığı, sevgiden yoksun kişilik bağımlılığı, yemek Bağımlılığı, ilişki bağımlılığı, giyim bağımlılığı, gösteriş bağımlılığı ve buna bağlı olarak gelişen sendromlar maalesef sonu yıkımlar biten hayatlar toplumun geleceği için en büyük tehlikedir. İnsan kendisini tanımazsa boşlukta asılı içi boş bir balona benzer.
Bu bir öngörü değil, tecrübeye sabit yıllardır sahada bulunan biri olarak izlenimlerimden örnek verebilirim. Binlerce bağımlı ile yaptığım yüzyüze görüşmede elde ettiğim sonuç budur. Düşünün ki her konumda bulunan insanların ve önemli işlerle meşgul insanlar malesef bağımlı olduklarını söyleyebilirim.
Bunun en büyük nedeni kendilerini insan olarak tanımamaları noktasında bilinç eksikliği ve buna bağlı olarak ellerine geçen gücün altında ezildiklerini söyleyebilirim.
Çocuklarımızı kendilerini tanıtacak vasıflar ile donatalım. Varsın başarısız olsunlar. Başarısızlıkta bir öğretidir.
Elbette başarı kaçınılmazdır. Yeter ki ne yaptığını bilsin. Kendini başta tanısın, sonra ilgilendiği ne ise ona önem versin ve en iyisini yapıp, kendi alanında parmak ile gösterilen bir uzman olsun.
Boşluk hava ile doldurulur. Eğer bir insan size hava atıyorsa boştur. Boşluğa zaman harcamak ise israftır. Bunun yerine kendi boşluğunuz ile ilgilenenin. Boşlukta asılı duran herşey bir zaman sonra soner. Unutmayın okudukça inanılmaz bir hazineye sahip olursunuz.
Bağımlılık faaliyetleri önlemede en önemli etken okumaktır. Okumakta kastım sadece kitap okumak değil aynı zamanda hayatı okumak ve idrak etmektir. Yani sahip olduğumuz bilgiyi bilince dönüştürmektir. Kuru bir bilginin hiç kimseye faydası yoktur.
İnsan her alanda kendini geliştirmeli ve geliştirdiği konularda topluma faydalı uğraşlar vermelidir. Sanat, spor, edebiyat gibi alanlarda insanın donanımı için en önemli çalışmalardır.
Bugün hazinemize bir yenilik daha ekleyeceğiz. Efendi medya ile
İnsan ve Bağımlılık serisi başlıyoruz...
Hepimize hayırlı olsun...










Her daim başarılarınızı takip eden ve yayın organının bir bireyi olarak takdire şayan bir duruşunuz ,hayata olan bakışınız ve insana olan saygınızı tebrik ediyor bu çalışmada da başarılarınızı tebrik ediyorum kıymetli Yaşar bey hocam. Dost selamlarimla