Tam dört yıl…
Dolu dolu geçen…
Durmadan…
Dinlenmeden…
Koşturarak geçen dört yıl…
Şimdi şöyle bir dönüp bakıyorum da…
Biz takip ederken yorulduk.
Gerçekten yorulduk.
Sabah başka bir program…
Öğlen başka bir mahalle…
Akşam başka bir gençlik buluşması…
Gece başka bir aile ziyareti…
Bir insan bir şehrin her yerine bu kadar nasıl yetişebilir diye düşündüğümüz çok oldu.
Ve açık konuşayım…
Kayseri’de birçok siyasetçinin bile bu kadar sahada olmadığı dönemler gördük.
Ama Gökmen Çiçek öyle olmadı.
Çünkü o bu şehri makamdan yönetmedi.
Sokağın içinden yönetti.
İnsanların arasından yönetti.
Devletin soğuk yüzünü değil…
Devletin şefkat elini göstermeye çalıştı.
Bence insanların ona olan sevgisinin temelinde de tam olarak bu yatıyor.
Kayseri’de bugün hangi mahalleye giderseniz gidin…
Mutlaka onun dokunduğu bir hikâye vardır.
Bir çocuğun hayatına değmiştir.
Bir annenin duasında vardır.
Bir gencin yeniden ayağa kalkmasında emeği vardır.
Bir esnafın yanında olmuştur.
Çünkü Gökmen Çiçek sadece protokol yapan bir vali olmadı hiçbir zaman.
Sahaya indi.
Dert dinledi.
Çözüm aradı.
Koştu.
Gerçekten koştu.
Belki de Kayseri uzun yıllardır ilk kez devletin bu kadar içinde olduğunu hissetti.
Bakın bugün ERVA Spor Okulları sadece bir proje değil artık.
Kayseri’nin geleceğine bırakılmış büyük bir eser.
69 spor okulu…
17 bini aşkın sporcu…
Ulusal başarılar…
Uluslararası madalyalar…
Türkiye şampiyonlukları…
Toplam 552 Madalya...
Ama mesele sadece spor değil burada.
Asıl mesele çocukları sokaktan almak.
Kötü alışkanlıklardan korumak.
Bir çocuğun hayatını değiştirebilmek.
Gökmen Çiçek bunu gördü.
Bu şehrin en büyük yatırımının gençlik olduğunu gördü.
O yüzden sadece yüzeysel yatırımlara bakmadı.. Bakmazdı da.. .
İnsan yetiştirmeye çalıştı.
GÖKTİM Akademi…
Maarif Mektebi…
Sensiz Olmaz Projesi…
Suça sürüklenen gençler için açılan yeni yollar…
Bütün projelerin ortak bir noktası vardı aslında..
“Bir çocuk daha kaybolmasın…”
İşte devlet dediğiniz bazen tam da budur.
Bir çocuğun omzuna dokunabilmektir.
Bir annenin gözyaşını silebilmektir.
Bir gence “Sen yalnız değilsin” diyebilmektir.
Gökmen Çiçek Kayseri’de bunu gösterdi.
O yüzden insanlar onu sadece “Vali Bey” olarak görmüyor artık.
Devletin içlerinden çıkan hali gibi görüyor.
Yakın görüyor.
Samimi görüyor.
Çünkü gerçekten samimi.
Rol yapan insan uzun süre gizlenemez bu şehirde.
Kayseri insanı samimiyeti de bilir…
Gösterişi de bilir.
Gökmen Çiçek’in bugün bu kadar sevilmesinin nedeni yaptığı iş kadar yaptığı işi hissettirmesi aslında.
Bir bakıyorsunuz çocuklarla top oynuyor.
Bir bakıyorsunuz gece bir mahallede.
Bir bakıyorsunuz bağımlılıkla mücadele eden bir gencin yanında.
Bir bakıyorsunuz deprem bölgesinde enkazın ortasında.
Asrın felaketinde gösterdiği mücadeleyi de bu millet unutmaz.
Kahramanmaraş’tan Adıyaman’a…
Elbistan’dan deprem sahalarına kadar devletin en görünür yüzlerinden biri oldu.
İşte bu yüzden ben Gökmen Çiçek’in Kayseri’de bir iz bıraktığını düşünüyorum.
Sadece resmi görev anlamında değil…
İnsani anlamda da büyük bir iz bıraktı.
Bugün dört yıl olmuş…
Kolay değil.
Bir şehre bu kadar dokunabilmek kolay değil.
Bu kadar koşturmak kolay değil.
Bu kadar insanın duasını almak kolay değil.
Kayseri bugün onu konuşuyorsa…
Çocuklar görünce sarılıyorsa…
Esnaf dükkânına çağırıyorsa…
Vatandaş kendinden biri gibi görüyorsa…
Bunun bir sebebi var.
Çünkü bu şehir devletin sıcaklığını onda gördü.
İyi ki varsın Sayın Valim…
Allah seni var etsin…









