Zor bir yazı…
Neden mi zor?
Günceli takip etmek…
Günün siyasetini yorumlamak…
Ekonomiyi konuşmak…
Spordan girip gündelik mevzulara dalmak…
Evet işte bunun için zor yazmak…
Kayserispor ligden düştü…
Herkes konuştu…
Herkes bir şeyler yazdı çizdi…
Yorumladı…
Biz de Kayseri Soruyor ekibi ile sokakta vatandaşın nabzını tutalım dedik, mikrofon uzattık…
“Neden düştü bu takım?”
“Kim yönetemedi?”
Aslında herkes biliyor…
Ama yıllardır kimse açık açık konuşmuyor.
Berna Gözbaşı…
Evet…
Kayserispor’un başına bela edilen isimlerden biri olarak tarihe geçti.
Hani o temlik koyduran kişi var ya…
“Benim şu kadar alacağım var” diye ortaya çıkan Berna..
İşte Kayserispor'u "O" Berna.. battırdı..
Bir kulüp yönetmek yerine alacak hesabı yapıldı.
Kayserispor’un kasası değil, kişisel hesaplar düşünüldü.
Kimse kusura bakmasın…
Bugün Kayserispor’un geldiği noktada Berna'nın adı başarıyla değil; borçla, temlikle, transfer yasağıyla ve ekonomik enkazla anılmalı..
Kimse seni tanımazken bir anda “İlk Kadın Başkan” diye manşetlere çıktın.
Medyada adı dolaştı…
Fotoğraflar verdi…
Röportajlar yaptı…
Peki sonuç ne oldu?
Kayserispor borca batağa saplandı..
Bu takımın geleceğini banka banka dolaştırılan temlik dosyalarına çevirdiniz.
Ali Çamlı geldi sonra…
“Düze çıkaracağım” dedi.
Evet uğraştı…
Çırpındı…
Koşturdu…
Ama arkada öyle bir enkaz bırakılmıştı ki hangi deliği kapatsa başka yerden patladı.
Çünkü Berna Gözbaşı o (Bizim Bilmediğimiz ama onun bildiği.. ) alacağından hiç vazgeçmedi.
Temlik işlerini başka bankalara taşıdı...
Kısaca.. Alacağı başkasına sattı..
Temlik Başkasına devrolunca..
Benim alakam yok dedirtti..
Altında başka hesaplar olduğu iddia edildi.
Şehir konuştu bunları…
Ama kimse çıkıp yüzüne karşı şunu söylemedi..
“Senin Kayserispor’a verdiğin zarar, alacağından daha büyük!”
Belki korktular…
Belki sustular…
Belki de yıllardır olduğu gibi üzerini kapatmayı tercih ettiler.
Ah Berna…
Bugün hâlâ adının yeniden başkanlık için konuşulması bile Kayserispor’a ihanettir.
Gerçekten güldüm.
Hem de acı acı güldüm…
Kim kimi tekrar bu takımın başına getirmeye çalışıyor?
Bu şehir hafızasını mı kaybetti?
Yazık…
Hem de çok yazık…
Kayserispor’u ekonomik bataklığın içine iten isimlerin bugün hâlâ vitrine çıkarılmaya çalışılması bu şehrin aklıyla dalga geçmektir.
Sonra Nurettin Açıkalın dönemi…
Şimdi burada da net konuşalım.
Kimsenin ticaretine laf edecek değiliz.
Geçmişi nedir.. Ne değildir.. Bilemem..
Şuan için ekonomisi güçlüdür… İşleri iyidir…
Ama Kayserispor kendisine emanet edildi.
Ve o emaneti koruyamadı.
Bugün çıkıp.. “Ben şu kadar para harcadım…” açıklamaları yapması kimseyi ilgilendirmiyor artık.
Çünkü bu şehir biliyor…
Kim destek oldu…
Kim yanında durdu…
Kim kaynak buldu…
Kim kapı kapı dolaştı…
Hepsi konuşuluyor.
Ama sonuç ne?
Kayserispor düştü.
Emaneti koruyamadın.
Bu kadar net.
Bugün utanması gerekenler çıkıp hâlâ rakam açıklıyor.
Başarı hikâyesi anlatmaya çalışıyor.
Kusura bakmayın ama Kayserispor küme düşmüşken kimse kendini aklamaya çalışmasın.
Bugün son üç dönemin başkanları yaptıkları yanlışların gerçek ekonomik hesabını verse…
Kayserispor’un bırakın borcunu…
Kasasında milyonlar olurdu.
Geçtiğimiz gün Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç önemli bir adım attı.
STK başkanları, milletvekilleri, siyasiler ve şehrin önemli isimleriyle bir araya geldi.
Çünkü şehir artık yangının farkında.
Ve bu süreçte gerçekten “Sevdamız Kayseri” diyerek taşın altına elini koyan isimlerden biri de Baki Ersoy oldu.
Dün herşey iyi iken ortada fotoğraf veren çok…
Ama kriz anında masaya oturan az.
İşte o yüzden Baki Ersoy’un durduğu yer önemlidir.
Öte yandan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç Başkanlığında Kurulan 5 kişilik akil heyet de önemlidir.
ADNAN İNCETOPRAK
ERCAN SARIKAYA
MEHMET SAÇMACI
YILMAZ BÜYÜKNALBANT
MUTLU ÖNAL
Bu heyetin içinden başkan çıkar mı?
Bence çıkar.
Hem de Mehmet Saçmacı bu yükün altına girebilecek en güçlü isimlerden biridir.
Şehri biliyor…
Ekonomiyi biliyor…
Yönetmeyi biliyor…
Kayserispor’u kişisel reklam alanı değil, şehir emaneti olarak görebilecek isimlerden biri.
Ali Hızar gibi Avrupa bağlantıları güçlü isimlerin de dışarıdan finans desteğiyle sürece dahil olması Kayserispor için ciddi bir nefes olabilir.
Avrupa Kayserili İşverenler Birliği gibi yapılar doğru yönetimle bu takıma kaynak da bulur, destek de sağlar.
Ama önce yapılması gereken tek bir şey var..
Hesaplaşma…
Gerçek hesaplaşma…
Kim ne yaptıysa ortaya dökülsün.
Kim hangi futbolcuya ne ödeme yaptı?
Kim hangi borcun altına imza attı?
Kim hangi temliği koydu?
Kim Kayserispor’u bu hale getirdi?
Bu şehir artık masal dinlemek istemiyor.
Kayserispor kimsenin şahsi şirketi değildir.
Kimsenin reklam vitrini değildir.
Kimsenin ego tatmin alanı değildir.
Bu takım bu şehrin namusudur.
Ve bu şehir artık susmamalıdır.









