15 Temmuz'un üzerinden tam 10 yıl geçti...
Ama ben "geçti" diyemiyorum.
Çünkü o gece hiç bitmedi.
Bugün herkes 15 Temmuz'u anlatıyor.
Ben ise meydan dolmadan önce yaşananları anlatacağım.
Çünkü biz oradaydık...
Telefonların susmadığı, herkesin birbirine baktığı, kimsenin ne olacağını bilmediği dakikalardı.
Evet...
Korkanlar vardı.
"Biraz bekleyelim." diyenler vardı.
Ne olacağını kestiremeyenler vardı.
Ama o gece birileri beklemeyi değil, harekete geçmeyi seçti.
Dönemin AK Parti İl Başkanı Hüseyin Cahit Özden ile birlikte en kararlı isimlerden biri İl Başkan Yardımcısı Cengiz Hakan Arslan idi.
Cengiz Hakan Arslan'ın tek bir cümlesi vardı:
"Sela okutulmalı... Millet meydana inmeli."
Telefonlar açıldı.
Müftülüğe ulaşıldı.
Israr edildi.
Ve ardından minarelerden sela yükseldi.
Kayseri ayağa kalktı.
Cumhuriyet Meydanı dolmaya başladı.
O sela, sadece ezan sesine karışan bir çağrı değildi.
Milletin iradesine yapılan ihanete karşı verilen ilk cevaptı.
İnsanlar evlerinden çıktı.
Meydana aktı.
O gece korkuyu değil, vatanı seçti.
Sabah olduğunda ise unutamayacağım bir manzara vardı.
Cumhuriyet Meydanı insan seliydi.
Bürüngüz Camii'nin önü dolmuştu.
Saflar camiden meydana kadar uzanıyordu.
Sabah namazını omuz omuza, aynı duaya "Âmin" diyerek kıldık.
O gün orada makam yoktu.
Parti yoktu.
Unvan yoktu.
Sadece Türk bayrağının altında birleşmiş bir millet vardı.
Aradan 10 yıl geçti...
FETÖ ile mücadele ise hâlâ bitmedi.
Kayseri'de bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüren Vali Gökmen Çiçek ve İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın da bu duruşun bugün devam ettiğini gösteriyor.
15 Temmuz'u unutmayacağız.
Çünkü bazı geceler tarih yazılır.
15 Temmuz gecesi ise tarihi millet yazdı.







