Evet.. Kayserispor'da neler oluyor?
Soruyorum...
Ortada konuşulan çok şey var. Borç batağı mı? Yönetimsel bir sıkıntı mı? Başkan Nurettin Açıkalın neden ortada yok? Kimse çıkıp da net bir şekilde konuşmuyor. Herkes bir şey söylüyor ama kimsenin söylediği diğerini tutmuyor.
Bir tarafta başkanlık için ismi geçenler...
Bir tarafta Akil Heyet...
Bir tarafta MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy'nun açıklamaları...
Peki bu işte bir ikilik mi var?
İkicilik mi?
Yoksa Memduh Büyükkılıç'ın yaptığı gibi herkesi kapsayan, ortak aklı ortaya koymaya çalışan bir çaba mı?
İşte bunu anlamaya çalışıyoruz.
Kayserispor bugün sadece sportif bir başarısızlığın değil, yıllardır biriken yanlışların da bedelini ödüyor.
Borçlar...
Temlikler...
Vergi dairesi alacakları...
TFF dosyaları...
Futbolcuların maaşları...
Sözleşmelerden doğan yükümlülükler...
Menajer alacakları...
Neresinden tutsanız ayrı bir dosya...
Neresine baksanız ayrı bir sorun...
Şimdi herkes başkan kim olacak diye konuşuyor.
İyi de başkan olacak kişinin önüne nasıl bir tablo koyacağız?
Önce bunun cevabını vermek gerekmiyor mu?
İlk genel kurul toplantısında yeterli çoğunluk sağlanamadı.
Bu hafta yapılacak ikinci toplantıda çoğunluk şartı aranmayacak.
Belki de Kayserispor'un geleceğini belirleyecek en önemli toplantılardan biri olacak.
Ancak ortada hâlâ dedikodular dışında net bir şey yok.
Ali Çamlı yeni yönetimi oluşturacak deniliyor...
Kimlerle?
Nasıl?
Hangi bütçeyle?
Hangi projeyle?
Bilen var mı?
Yok...
Sadece konuşuyoruz.
Oysa bugün konuşmaktan çok çözüm üretmeye ihtiyaç var.
Bu noktada Akil Heyet Başkanı Mehmet Saçmacı'na ayrı bir parantez açmak gerekiyor.
Çünkü ortada görünen bir gerçek var.
Mehmet Saçmacı elini taşın altına koymuş durumda.
Şehrin önde gelen isimlerini bir araya getirmeye çalışıyor.
Kayserispor için kaynak üretmeye çalışıyor.
Bir çıkış yolu bulmaya çalışıyor.
Kolay mı?
Elbette değil.
Kimsenin elini sürmek istemediği bir yükün altına girmek kolay değil.
Ama en azından bir gayret var.
Bir çaba var.
Bir mücadele var.
Şimdi herkesin destek olması gereken yerde hâlâ dedikodu üretilmesini anlamakta zorlanıyorum.
Bir diğer isim de AKİB Başkanı Ali Hızar...
Onun hakkında da çok şey yazılıyor.
Yönetimde olmalı diyen de var.
Katkısı ne olur diye sorgulayan da...
Ali Hızar'ı da tanıyorum.
Daha önce Ali Çamlı döneminde Kayserispor'un yanında olmuş bir isim.
Katkısı olur mu?
Olur.
Olmaması için bir sebep göremiyorum.
Ama mesele isimlerden daha büyük.
Bugün mesele Ali Hızar meselesi değil.
Mehmet Saçmacı meselesi değil.
Ali Çamlı meselesi değil.
Berna Gözbaşı meselesi de değil.
Bu şehir ya Kayserispor'un etrafında yeniden kenetlenecek...
Ya da herkes birbirini suçlarken Kayserispor daha da büyük sıkıntıların içine sürüklenecek.
Bir de cevap bekleyen sorular var.
Berna Gözbaşı hâlâ alacaklarının peşinde mi?
Dosyaların son durumu ne?
Borç yükü tam olarak ne kadar?
Transfer yasağı konusunda nasıl bir yol haritası hazırlanıyor?
Yeni sezon bütçesi oluşturuldu mu?
Teknik yapılanma nasıl olacak?
Ve en önemlisi...
Kayserispor ilk sezonunda yeniden Süper Lig'e çıkabilecek mi?
İşte herkesin cevabını merak ettiği soru bu.
Ben inanıyorum ki bu şehir isterse başarır.
Ama bunun için önce konuşmayı bırakıp birlikte hareket etmeyi öğrenmek gerekiyor.
Çünkü Kayserispor artık birkaç kişinin değil...
Bu şehrin ortak meselesidir.
Bugün suçlu arama günü değil.
Bugün omuz verme günüdür.
Bugün kenetlenme günüdür.
Çünkü Kayserispor daha da düşerse sadece bir futbol takımı düşmez.
Şehrin morali düşer.
Şehrin heyecanı düşer.
Şehrin markası zarar görür.
O yüzden soruyorum...
Kayserispor'da gerçekten neler oluyor?
Ve daha önemlisi...
Bu şehir, Kayserispor'u yeniden ayağa kaldırmak için ne yapmayı düşünüyor?







