MÜSİAD Kayseri Şube Başkanı Ferhat Akmermer’i yakından tanırım.
Evet.. Bu cümleyi özellikle yazıyorum.
Ki herkesin bilmediği..
Herkesin konuşmadığı şeyleri dost olarak..
Bir Gazeteci olarak..
Bildiğim için..
Ne bir siyasi beklentisi olan, ne bir makam hesabı yapan, ne de vitrin süsü olma derdi taşıyan biri.
O, bu şehrin içinden çıkmış, bu şehirde kazanmış, kazandığını yine bu şehir için dert edinmiş bir adam.
Çabası hep Kayseri için…
Kaygısı memleket için…
Bugüne kadar Kayseri’de çok konuşan gördük, çok poz veren gördük, çok “iyi gidiyoruz” diyen duyduk.
Ama Ferhat Akmermer, KAŞE (Kayseri Şehir Endeskleri Projesi) ile alışılmış tabloyu bozdu.
Kendimizi yıllardır kıyasladığımız o rahat ezberi yıktı.
Ve masanın ortasına bir acı reçete koydu.
Can acıtıyor mu?
Evet.
Ama gerçekler zaten hep acıtır.
Kayseri ihracatta neden sıçrayamıyor?
Neden 15 yıldır bir üst lige çıkamıyoruz?
Neden koşuyoruz ama yerimizde sayıyoruz?
Bu soruları ilk kez bu kadar net, bu kadar rakamla, bu kadar soğukkanlı sorduk.
Sorun şuymuş...
Para değil.
Teşvik değil.
Pazar hiçç değil.
İNSAN..
Evet.. Nitelikli insan yok.
Üretimi dönüştürecek insan yok.
Katma değer yaratacak insan yok.
Ve bu, bir mazeret cümlesi değil.
Bu, yüzleşme cümlesi.
Şimdi top kimde?
Bu şehri yönetenler, karar vericiler, bürokratlar, siyasetçiler…
Artık oturup bakacaklar.
15 yılda neyi eksik yaptık?
Neyi konuşup yapmadık?
Neyi görmezden geldik?
Bu reçete masada duruyor.
Kaçacak yer yok.
Bundan sonrası bahane değil, irade meselesi.
Bundan sonrası süslü sunum değil, uygulama meselesi.
Bundan sonrası “konuşmak” değil, birlikte yapmak meselesi.
Ferhat Akmermer kendi payına düşeni yaptı.
KAŞE (Kayseri Şehir Endeksleri Projesi) ile bir gerçeği söyledi.
Rakamı koydu.
Risk aldı.
Şimdi sıra bu şehirde.
Hadi bakalım…
Bu reçeteyi birlikte uygulayabilecek miyiz, yoksa yine dönüp dolaşıp aynı yerde mi sayacağız?
Göreceğiz.








