Evet…
Bu şehirde bazı insanlar var..
Gelişi bir görevdir ama kalışı gönüldendir..
Atanur Aydın işte tam da böyle biri…
Üniformasıyla mesafe koymaz, makamıyla duvar örmez...
Kayseri’ye atandığı ilk günden bugüne baktığımızda şunu net söyleyebilirim..
Üstüne koya koya ilerleyen, bulunduğu her ortama insan sıcaklığı bırakan bir duruşu var.
Öyle protokol fotoğraflarında kalan bir yönetici değil.
Sokakta, esnafın yanında, vatandaşın arasında…
En çok da çocukların kalbinde.
Hepimiz biliriz…
Bizim çocukluğumuzda büyüklerin dilinde bir cümle vardı..
“Şiiittt… Polis amcaya söylerim!”
"Sessiz Ol.. Seni Polise Veririmm!"
Yanlış bir dil…
Yanlış bir korku…
Polisi, devleti, düzeni “öcü” gibi gösteren hatalı bir alışkanlık.
Ama bugün…
Atanur Müdür’ün durduğu yer bunun tam tersi.
Katıldığı her programda çocukların ona koştuğunu görüyorum.
Korkarak değil, gülerek…
Çekinerek değil, sarılmak ister gibi…
Çünkü Atanur Aydın çocuklara şunu hissettiriyor..
“Polis sizden biri. Sizin gibi hisseden, sizin gibi gülen, sizin gibi üzülen bir insan.”
Bu çok kıymetli.
Bu, sadece bir güvenlik anlayışı değil; bu bir gönül işi.
Sıcak…
Samimi…
Sevecen…
Yüzünde eksilmeyen bir tebessüm var.
O tebessüm, karşısındaki insanın yüreğine işliyor.
Esnafla sohbet ederken de aynı, sokakta vatandaşla konuşurken de…
Hele çocuklara yaklaşırken…
Tam bir abi, tam bir baba edası.

ERVA Spor Okulları’nın açılışlarında sık sık karşılaşıyoruz.
Her seferinde aynı tablo..
Gençlerle iç içe, çocukların arasında, resmi değil gerçek…
SER-SİM ERVA’nın açılışında ise kendisiyle bizzat güzel bir anıya imza attık.
Liseli kardeşlerimize Kayseri Soruyor konseptiyle sorular sorduk.
Gençler cevapladı, güldü, heyecanlandı…
Güzel bir gündü.
İçten, samimi, yapmacıksız.
İşte o gün bir kez daha şunu düşündüm..
Bu şehir, bu tarz yöneticilerle nefes alıyor.
Emniyet ERVA için de inşallah bir program yapma imkânımız olur.
Yine “Kayseri Soruyor” deriz…
Gençler cevaplar…
Hediyelerini kazanır…
Hem öğrenirler hem eğlenirler.
Bakalım Atanur Müdürüm bu çağrımıza ne diyecek…
Öte yandan.. Bir detay var ki, benim için ayrıca anlamlı..
Atanur Aydın bir Ahıska Türkü.
Ben ise Çin tarafından işgale uğramış Doğu Türkistanlı bir Uygur Türküyüm.
İki farklı coğrafya…
İki farklı acı…
Ama aynı kader çizgisi.
Belki de bu yüzden, onun duruşunu daha iyi anlıyorum.
Mazlumun halinden anlayan, kökü sağlam, yüreği memleketle atan bir karakter görüyorum.
Çünkü bazı insanlar nereden geldiğini unutmaz.
Unutmayan da insanı incitmez.
Atanur Aydın, görevini yapan bir emniyet müdürü olmanın çok ötesinde…
Bir abi…
Bir gönül adamı…
Birleştirici bir insan.
Bu şehir böyle yöneticileri seviyor.
Çünkü Kayseri, samimiyeti hemen tanır.
Ve evet…
Atanur Aydın gerçekten bir başka.









