Geçtiğimiz günlerde, yıllardır sohbetlerinden istifade ettiğim gönül gözüyle konuşan (Benim Sır Kapım) Değerli Büyüğümü ismi bende saklı kalsın ziyarete gittim..
Sohbetine her daim hayran olduğum, gönül gözüyle dünyayı gören abimle bir kahve içmek niyetindeydim..
Fakat bu kez yanına, içimdeki bir meseleyi paylaşmak için uğramıştım
O gün, açıkçası zihnimde bir mesele vardı.
“Kâbe aşkıyla yanıp tutuşan bir esnaf, Ramazan Umresi için hazırlık yapmış, lakin eşi bu planı kabul etmeyince aralarında tartışma çıkmış" dedim..
Daha sözümü bitirir bitirmez, derin bir nefes aldı ve yüreğime dokunan o sözleri söyledi:
“Eyvah! Kalp kırıldıysa, orada kazandığın her ecir dağılıverir.
Kalp kırmaya değer mi?
Biz o mukaddes yerlere neden gidiyoruz ki?”
Bu sözler, aslında hepimize bir ders niteliğindeydi.
Biz çoğu zaman ibadetlerimizi yerine getirirken, ardımızda neler bıraktığımızı unutuyor muyduk?
Çünkü ibadet dediğimiz şey, yalnızca belli farzları yerine getirmekle sınırlı değildi olamazdı da...
O an, kendi tecrübelerini paylaştı:
“Eşimle Hac farizasını yerine getirdik, Umre ziyaretimizi de nasip oldu. Elhamdülillah. Ama döndüğümde anladım ki, benim Kâbe'm artık burada.
Çünkü yaşadığım şehirde yardıma muhtaç insanlar var. Çocuklarına bir oyuncak dahi alamayan babalar, evinde ekmeği olmayan anneler var.
Rabbim beni burada, onların derdiyle dertlenmek için vazifelendirdi.”
Bu sözler, insanın kalbinde bir uyanışa vesile oluyor..
Çünkü Kâbe yalnızca bir mekan değil; aslında bir anlam, bir hissiyat.
Ve bu hissiyatı her an yaşamak mümkün.
Yaşadığınız şehrin sokaklarında, yanı başınızdaki bir gönülde…
Bu sözleri işitince aklıma Kayseri Valimiz Gökmen Çiçek geldi.
O da aynı anlayışı taşıyan bir devlet adamı olarak, bu şehre sadece yönetici değil, gönül dostu oldu.
İnsanların dertlerine bizzat ortak olan, onların kapısını çalan ve evlerine misafir olan bir Devlet ADAMI...
Şehrimizde onunla birlikte devletin merhamet eli, sokak sokak, cadde cadde dolaştı.
Geçtiğimiz günlerde, verdiği büyük bir sözü yerine getirdi: Türkiye’nin en kapsamlı merkezi olma özelliğine sahip Kayseri Yeşilay Uyuşturucu ile Mücadele ve Rehabilitasyon Merkezi’nin açılışını müjdeledi.
Bu merkez, bağımlılıkla mücadelede yalnızca bir tedavi kapısı değil, aynı zamanda yaralı ruhların onarıldığı bir merhamet yuvası olacak.
Valimiz Gökmen Çiçek, bu projeyle sadece bir açılış yapmadı; pek çok hayatı yeniden inşa etmenin kapılarını araladı.
Bugün, yine o değerli abimle yaptığım sohbeti hatırladım:
“İbadet, yalnızca bir yere gidip dönmek değildir. Kalpler kazanmak, dertleri paylaşmak ve insanların yarasına merhem olmaktır. Şimdi bizim Kâbe’miz yanı başımızda. Yeter ki görmek isteyelim.”
Vali Gökmen Çiçek’in yürüttüğü projeler, bu anlayışın ete kemiğe bürünmüş hali gibi.
Hemşerilerimizin yüreğine dokunan, gençlerimize umut veren bu adımlar, hepimiz için birer ibret vesilesi.
Bu Cuma günü, hepimize şu soruyu sorma vakti: Peki! Bizim Kâbe’miz nerede?
Belki de bir çocuğun gözyaşını silerken, bir yetimin başını okşarken, bir bağımlının hayatını kurtarırken...
Bizim Kâbe’miz yanı başımızda.
Rabbim, hepimize onu görmeyi ve yaşamayı nasip etsin.









