Kayseri’de her gün onlarca olay, onlarca vaka yaşanıyor.
Öyle garip, öyle insanın yüzünü kızartan işler dönüyor ki; yazmaya da, bu köşeden ya da YouTube kanalımızdan anlatmaya da insan utanıyor.
Ama şu bilinmeli:
Yazmıyor oluşumuz, görmezden geldiğimiz anlamına gelmiyor.
Aksine…
Yetkili kişi ve kurumlara intikal etmesi gereken her mesele için üzerimize düşeni yapıyoruz.
Suç duyurusu gerekiyorsa, gereğini yerine getiriyoruz.
Çünkü inanıyoruz ki suç varsa, cezasız kalmamalı.
Ne var ki…
Bazı meseleler var ki, hukukun sınırları kadar vicdanın sınırlarını da zorluyor.
Bazı gayri ahlaki durumlar, ne yazık ki aynı netlikte karşılık bulamıyor.
Geçtiğimiz günlerde kulağımıza gelen bir iddia, insanın içini daha da acıtıyor.
Bir sendika yöneticisi…
Dahası, eğitimci kimliğiyle tanınan bir isim…
İddialara göre, evinde eşine şiddet uygulamış, darp etmiş ve eşinin de bu konuda şikâyetçi olduğu ifade ediliyor.
Altını özellikle çiziyorum:
Şiddetin her türlüsüne karşıyız.
Kadına yönelen bu öfkeyi, bu hiddeti anlamak mümkün değil.
Hele ki bir eğitimcinin elinden çıkıyorsa…
Duyulan o ki, bu durum ortaya çıktıktan sonra ilgili kişi görevinden istifa etmiş.
Peki sonra?
Daha neler duyacağız?
Daha kaç yüz kızartan hadise kulaktan kulağa fısıldanacak?
İnsan bazen yazmıyor çünkü susmak doğru olduğu için değil…
Yazdıkça insanlığından utanmamak için.
Ah…








