Geçtiğimiz gün Ankara’da servis edilen bir fotoğraf var ki, siyaset kulislerini az çok bilen herkesin gözü o kareye takıldı.
Fotoğrafın merkezinde iki isim var..
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve AK Parti Genel Başkan Vekili, yılların devlet ve siyaset insanı Mustafa Elitaş.
Yanlarında; MKYK Üyesi ve Milletvekili Dursun Ataş, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Okandan, Milletvekilleri Şaban Çopuroğlu, Murat Cahid Cıngı, Bayar Özsoy ve Genel Başkan Vekili Yardımcısı İzzet Buzkan da var.
Kadro güçlü.
Verilmek istenen mesaj daha da güçlü..
“Kayseri için biriz, birlikteyiz, dimdik ayaktayız.”
Çünkü son dönemde Kayseri siyasetinde bazı fısıltılar, bazı konuşmalar dolaşıyordu..
“Vekiller ayrı telden, başkan başka telden çalıyor…”
“Genel Merkez’in gözü Kayseri’de…”
“İçeride bir uyumsuzluk mu var?” gibi.
İşte tam da bu konuşmaların üzerine geldi bu poz.
Ve herkesin anlayacağı şekilde dedi ki..
“Hayır, biz buradayız. Kayseri için beraberiz.”
Tabii fotoğrafta olmayanlar da dikkat çekiyor.
Ayşe Böhürler mesela...
Öğrendiğim kadarı ile İstanbul'da bir programı varmış.
Olmasa o karede kesin yerini alırdı.
Kimse de “neden yok?” sorusunu lüzumsuz yere büyütmesin.
Bir diğer eksik ise Hulusi Akar.
Kamuoyunda ağırlığı olan, Kayseri siyaseti için ayrı bir yeri bulunan bir isim.
Ancak o gün o buluşmada yer almadı.
Muhtemelen farklı bir gündemi vardı.
Ama bu onun fotoğraf dışında kaldığı anlamına gelmez, o ayrı.
Ve gelelim işin püf noktasına!
Bu fotoğraf sadece bir ziyaret karesi değil…
Birlik görüntüsüdür.
Güç gösterisidir.
Siyasi dedikodulara karşı, “biz buradayız” deme biçimidir.
Hele ki Mustafa Elitaş gibi bir duayen ismin o masada, o merkezin tam ortasında olması…
Bir bakıma bu fotoğrafın sadece “şekil” değil, “şuur” taşıdığını da gösteriyor.
Zaten Ankara’da siyaset böyle yapılır...
Kimi zaman bir kareyle çok söz söylenir.
Şimdi biz düşüne duralım...
Bu poz sadece bugünün mü, yoksa 2028’in de mi habercisi?
Bir şey daha net..
Kayseri için kartlar yeniden mi karılıyor, yoksa sadece saflar sıklaştırılıyor?
Her şeyin bir zamanı vardır.
Ve bu kareyle başlayan sessiz dil, belki de çok daha büyük bir hazırlığın ilk cümlesidir.
Takipteyiz…









