Diyanet İşleri Başkanı Erbaş'ın Başkanlığın önünde Makam aracı dura dura günlüğü 10 bin TL'ye araç kiralaması konusunda "Unuttuk mu? Hayır Unutulacak gibi değil" demiştim geçtiğimiz hafta..
Ve bir kaç gün önce Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından açıklanan "Kamuda Verimlilik ve Tasarruf Paketi", ile Erbaş'ın harcamaları konusu gündeme tekrar geldi..
Devlet "Kamuda Verimlilik ve Tasarruf Paketi" ile önlem almaya çabalarken Erbaş halen günlük 10 bin TL'lik aracı ile acil gitmesi gereken yerlere gidiyor mu?
Yoksa "Din Diyanet İşlerinde Tasarruf olmaz" kafasında mı merak ettim doğrusu..
Neredeyse her hafta Cuma Namazı çıkışı "Camiye Yardım" çalışması yaptıracağına biraz tasarruf edecek mi bilemedim doğrusu..
Ayasofya Cami'de hutbeye Kılıçla çıkmak değil, marifet..
Aslolan İslama layık yaşamı yansıtmak..
Bu eleştirileri yaparken elbette ben tebliğ ve irşat adamı değilim.
Lakin bu görevi yapması gerekenler yaşantıları ile bunu gösteremiyor yapamıyor iseler ortada çok büyük sorun var demektir..
Daha öncede bahsetmiştim şimdide bahsetmekte fayda görüyorum.
Diyanet İşleri Başkanı örnek Müslüman olmalı..
İnsanlara yaşamı ile doğruyu göstermeli..
Özellikle gençlere İslami yaşamın ne kadar dünyada ve ahirette güzel bir hayatı getireceğini..
İsrafın kötülüğü ve luzümsüz harcamaların aile ekonomisinden tutunda ülke ekonomisini ne kadar olumsuz etkilediğini anlatmalı..
Ama ne arar bu meziyet Erbaş'ta..
Biraz ağır olacak ama..
Hasbel kader atanmış orada oturuyor makamda belli ki..
Aksi halde "Kamuda Verimlilik ve Tasarruf Paketi" denilince ilk Diyanet İşleri Başkanlığı başlatırdı tasarrufu..
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı değil..








