Sabah… Güne bir soruyla başladım..
“Ekmek kaç lira, haberin var mı?”
Aslında bu soruyu ben değil, bir başkası sordu.
Ama öyle bir yerde ve öyle bir anda soruldu ki, ben de gün boyu zihnimden atamadım.
Zaman zaman bu köşede, yakın çevremden duyduğum anekdotları, sokaktan yansıyan gerçeklikleri ya da sosyal medyada karşılaştığım detayları sizlerle paylaşıyorum.
Bugün de Kayseri’de yaşanmış, bana derin düşündüren bir hikâyeyi anlatmak istiyorum.
Yusuf Kartal Başkan…
Kayseri kültür ve sanat camiasının yakından tanıdığı isim.
Sabahın erken saatlerinde, her zamanki gibi tramvaydan inmiş ve ofisine doğru yürüyordu. Tam o esnada karşısına bir dilenci çıkmış. Elini uzatarak,
“Allah rızası için bir ekmek parası…” demiş.
Başkan bir an durmuş.
Sonra hiç beklenmedik bir refleksle şu soruyu sormuş: “Ekmek kaç lira, haberin var mı?”
Dilenci afallamış.
“Ne bileyim…” diyebilmiş sadece.
Başkan devam etmiş:
“Eee, madem ekmek kaç para bilmiyorsun… Neden ‘ekmek parası’ diyerek dileniyorsun?”
İşte bu kadar net, bu kadar sade ama bir o kadar da sarsıcı bir diyalog.
Bu yaşanmışlık beni düşündürdü.
Yardımlaşma kültürümüz ne hale geldi?
Merhamet gibi kutsal bir duygu bile artık suistimale açık hale geldi.
Gerçek ihtiyaç sahiplerini ayırt etmek neredeyse imkânsızlaştı.
Ve en kötüsü de; bu tarz sahte yaklaşımlar yüzünden gerçekten mağdur olanlara karşı güven duygumuz zedeleniyor.
Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur:
"Vereceğiniz sadakalar, öncelikle kendilerini Allah yoluna adayan, bu sebeple yeryüzünde maişet için dolaşma imkânı bulamayan fakirler içindir. İffet ve hayaları sebebiyle halktan bir talepte bulunmadıklarından câhiller onları zengin zanneder. Sen ise onları sîmâlarından tanırsın."
(Bakara Suresi, 273. Ayet)
Gerçekten ihtiyacı olanlar, dilenmeyi değil, vakarı tercih eder.
Utanır, sıkılır, hatta susar.
Biz ise susanların değil, bağıranların sesini daha çok duyuyoruz ne yazık ki…
Bu yüzden diyorum ki; yetkililer yaz aylarında sayıları artan bu sahte dilencilere karşı daha kararlı adımlar atmalı.
Ve bizler de artık vicdanımızı suistimal eden bu düzene karşı uyanık olmalıyız.
Unutmayalım…
“Şüphesiz Allah, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder.”
(Nisa Suresi, 58. Ayet)
Merhamet ederken bile adil olmalıyız.
Ve ekmeğin kaç lira olduğunu bilen bir vicdanla hareket etmeliyiz.









