Yine şehit haberi...
Yine ocaklara düşen ateş...
Bu kez ne kurşun, ne bomba...
Adına metan dedikleri sinsi bir katil aldı evlatlarımızı elimizden.
Evet, metan gazı...
Sessiz, kokusuz, görünmeyen ama öldüren...
Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde, 2022’de teröristlerin açtığı ateş sonucu şehit düşen Piyade Üsteğmen Nuri Melih Bozkurt’un naaşını ararken gazdan etkilenen 19 askerimizden 12’si şehit oldu...
12 vatan evladı…
Bir değil, iki değil…
On iki ocağa ateş düştü bu sabah.
Ve biz, bu haberi alıp yine öylece kala kaldık.
Biliyor musunuz, insan bazen cümle kuramıyor.
Öylece ekrana bakıyor, sessizliğe gömülüyor.
Çünkü ne yazsan eksik, ne söylesen teselli değil.
İşte öyle bir yerdeyim şimdi.
Sözün bittiği yerde.
Her şehit haberinde içimize saplanan o acı, bu sabah biraz daha büyüdü sanki.
Bir annenin feryadı yankılandı kulaklarımızda…
Bir babanın sessiz gözyaşı, bir kardeşin boğazına dizilen hıçkırık oldu bizim yüreğimizde.
Biliyorum, ateş düştüğü yeri yakar derler.
Ama bu sabah, bu yangın hepimizi sardı.
Bu sabah bir milletin yüreği burkuldu.
Ve haftaya böyle bir haberle başlamak…
İnanın, insanın moralini alıp götürüyor.
Vatan sevdası kolay değilmiş meğer…
Toprak, şehit kanıyla vatan oluyormuş.
Ve biz, bu bedelin ne kadar ağır olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz.
Allah’tan rahmet diliyorum.
Sadece dille değil…
Kalpten, ciğerden, içimiz yana yana…
Onlara minnet borçluyuz.
Dilerim bir gün, gerçekten layık olabiliriz.









