Kayseri’den bakınca siyaset arenasındaki oyunları daha net görürsünüz.
Burada alavere dalavereye yer yoktur, insan ya bileğinin hakkıyla kazanır ya da kaybeder.
Ama İstanbul’da işler böyle yürümüyor belli ki.
Bir adam çıkıyor, yıllarca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın diplomasını diline doluyor, bunu siyasi malzeme yapıyor, ahkâm kesiyor.
Sonra bir bakıyoruz ki kendi geçmişi, şeytanın bile “bu kadarını ben düşünemezdim” diyeceği türden bir kurnazlıkla dolu!
Öteyandan Ekrem İmamoğlu’nun usulsüz yatay geçiş hikâyesi, aslında sadece bireysel bir mesele değil.
Bu, yıllardır perde arkasında işleyen, zengin babaların, güçlü ailelerin çocukları için kurulan “arka kapı sistemi”nin deşifre olmasıdır.
Sınavda ter dökmeden, saatlerce ders çalışmadan, el yazısıyla bir dilekçe ile İstanbul Üniversitesi’ne geçiş yapabilen bir sistem…
Bu ülkede herkes aynı sınava girerken, bazıları için neden arka kapılar hep açık oluyor?
Ama asıl vahimi ne biliyor musunuz?
Bugün kendi diplomatik geçmişindeki bu şaibeyi örtmek için “mağdur” rolüne bürünen bu adam, yarın Cumhurbaşkanlığı'na adayım diyecek!
Yahu, yıllarca Erdoğan’a “diploman nerede” diyenlerin, bugün diploma kurnazı birini allayıp pullayıp halkın önüne “umut” diye sunması ne büyük bir ironidir!
Hani adalet?
Hani şeffaflık?
Hani eşitlik?
İşin daha da çarpıcı tarafı, bu skandal patlak verdikçe İmamoğlu ve ekibinin saldırganlaşması.
“En iyi savunma saldırıdır” taktiğiyle etrafa saldırıyorlar, gazetecilere bağırıyorlar, kendilerini aklamak için üniversitenin hukuk fakültesinden “mütalaa” satın alıyorlar.
Düşünün, üniversitenin rektörlüğü bile inceleme başlatıyor ama bunlar hâlâ kendilerini aklamak için döner sermayeye para yatırıp hukuki kılıf uydurmanın peşindeler.
Şimdi buradan sormak lazım?
Geçmişte el yazısıyla bir dilekçeyle üniversiteye yatay geçiş yapan bir adam, yarın devletin en yüksek makamına gelirse neleri “kendi usulüyle” halledecek?
Bugün diplomayı “hallettiği” gibi yarın devleti mi halledecek?
Kayseri’den baktığımda bu fotoğraf çok net.
Bu millet, hakkıyla kazananı sever, kurnazı değil!
Hele ki milletin hakkını yiyeni, bileğinin hakkıyla sınav kazanan çocukların emeğini çalanı, torpille yolunu bulanı hiç affetmez!
Çünkü sahte bir diplomayı örtmek için şeytanı bile kıskandıracak planlar yapan biri, yarın bu ülkenin kaynaklarını örtülü kapılar ardında kimlere peşkeş çeker, onu da siz düşünün…









