Kulislerde artık açık açık dile getiriliyor..
Cumhur İttifakı içinde “bir sonrası” hesabı başladı.
Kimi 2028’i, kimi olası bir erken seçimi, kimi ise Cumhurbaşkanlığı sonrası dönemi konuşuyor.
Milletvekilleri, bazı eski bakanlar, hatta parti tabanındaki etkili isimler; herkes kendi geleceğini planlıyor.
Bir kısmı, “ittifak bu haliyle uzun soluklu gider” diyor, bir kısmı ise “denge değişirse herkes kendi limanına döner” düşüncesinde.
Son haftalarda gündeme gelen “Kabine değişikliği” söylentisi, sadece bir görev değişimi meselesi değil.
Ankara’daki havaya bakılırsa, bu değişiklik ittifakın yeni dengesini belirleyecek kadar kritik.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, sadece performansa değil, siyasi uyuma da baktığı biliniyor.
Çünkü sahada görülen tablo, masadakinden çok daha hareketli.
Bir süredir beklenen Valiler Kararnamesi de bu denklemle bağlantılı.
Listeler birkaç kez revize edildi, çünkü mesele sadece idari değil, siyasi.
Bir vali ataması bile bir şehirde ittifakın dengesini değiştirebiliyor.
Bu yüzden karar geciktikçe kulisler hızlandı, senaryolar çoğaldı.
Kulislerde konuşulanlar dikkat çekici…
Bazı milletvekilleri ve eski bakanlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan sonrası döneme dair pozisyon alıyor.
“Yeni dönemin güç merkezleri kim olacak?” sorusu, fısıltı odalarında çoktan sorulmaya başlandı.
Bir grup, AK Parti’nin kendi içinden bir yenilenme yaşamasını isterken, diğer grup Cumhur İttifakı’nın geleceğini daha gevşek, daha ortaklı bir zeminde görmek istiyor.
MHP cephesinde ise dikkatli bir bekleyiş var.
Siyaset diliyle değil, devlet refleksiyle hareket ediliyor.
Ama orada da “günün sonunda nereye düşeriz?” hesabı yapılıyor.
Kısacası; herkesin cebinde bir plan, masasında bir taslak var.
Bana göre bu dönemin adı belki de “Limoni İttifak Dönemi”..
Dışarıdan bakınca birlik görüntüsü var, ama içeride ekşilik hissediliyor.
İttifakın iç sesi sessizleşmiş durumda.
Her açıklama, her adım, hatta her fotoğraf bile birkaç farklı anlamla okunuyor artık.
Bürokrasi tarafında da huzursuzluk yok değil.
Bakanlıklarda sessiz rotasyonlar, yer değişimleri konuşuluyor.
Bir ismin görevden alınması bile, “yerine kim geliyor?” sorusundan çok “arkasında kim var?” merakıyla tartışılıyor.
Cumhur İttifakı’nın içinde kimse yüksek sesle konuşmuyor ama herkesin aklında aynı soru var:
“Bir sonrasında nerede duracağım?”
Bu hesapların ortasında asıl belirleyici olan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın atacağı adım olacak.
Çünkü Ankara’nın geleneği bellidir; herkes kendi planını yapar ama son hamle tek bir yerden gelir.
Şimdi herkes o hamleyi bekliyor.
Kimi Kabine’den isimlerin görevden alınacağı, kimilerinin yeni pozisyonlarla güçleneceği konuşuluyor.
Ancak asıl mesele şu:
Bu değişim sadece isim değişikliği mi, yoksa bir dönemin yeniden tanımı mı olacak?
Valiler Kararnamesi gecikiyor, Kabine söylentileri artıyor, parti içi hesaplar derinleşiyor.
Tüm bunlar, Cumhur İttifakı içinde bir gelecek arayışı olduğunu gösteriyor.
Belki de ittifakın içindeki en sessiz dönem, aslında en hareketli dönemidir.
Evet.. Siyaset böyledir..
Ve herkes biliyor ki, bir değişim geliyor…
Bekleyelim bakalım…
Ne göreceğiz..








