Evet…
Ben yazılarıma çoğu zaman “evet” ile başlarım.
Çünkü bazen anlatacaklarımız, tereddüt değil; netlik ister.
Bu yazı da öyle.
Murat Cahit Cıngı…
Bu isim Kayseri’de sadece bir milletvekilini çağrıştırmaz.
Aynı zamanda bir emek hikâyesini, bir istikrarı ve uzun soluklu bir turizm mücadelesini anlatır.
Erciyes Kayak Merkezi’nin bugünkü noktasına gelmesinde alın teri olanların başında gelir.
Yıllarca Erciyes A.Ş. çatısı altında, “olur mu?” denilen işlerin peşinden gitti.
Olmaz denileni oldurmak için çabaladı.
Kayseri turizmi adına taş üstüne taş koydu.
Görev değişti, unvan değişti; ama dert değişmedi.
Erciyes A.Ş.’deki görevini bırakıp AK Parti Kayseri Milletvekili olduğunda, kimileri “artık turizmden koptu” sandı.
Yanıldılar.
O, turizmden kopmadı; turizmi Meclis’e taşıdı.

Her fırsatta Erciyes’i anlattı.
Kış turizmini, spor turizmini, yüksek irtifa kamp merkezlerini, Kayseri’nin potansiyelini anlattı.
Kimi zaman kürsüde, kimi zaman kulislerde… Israrla, sabırla, bıkmadan.
Son dönemde yapılan tanıtım çalışmaları üzerinden yürütülen tartışmalar ise maalesef tanıdık.
Bazı medya grupları, her zaman olduğu gibi işin özüne değil, algının ipine sarıldı.
Bir emeği, bir çabayı, bir tanıtım hamlesini siyasetin dar kalıplarına sıkıştırmaya çalıştılar.
Linç kültürü devreye sokuldu.
Haksızlık yapıldı.
Ama bu kez bir şey farklıydı.
Kayseri sustu mu? Hayır.
Kayserili turizmciler sustu mu? Hayır.
Otelciler, acenteler, sektör temsilcileri, bu şehrin ekmeğini turizmden kazananlar sustu mu? Hayır.
Murat Cahit Cıngı yalnız bırakılmadı.
Çünkü bu şehir vefayı bilir.
Çünkü bu şehir, kim taş üstüne taş koymuş, kim laf üretmiş ayırt eder.
Fuar fuar gezen, yurt dışı yurt dışı dolaşan; fenomen ağırlayan, tur operatörlerine özel programlar hazırlayan; otelciyle sabahlayan, acenteyle yol planlayan; turistin derdini kendi derdi bilen bir emeği, kimse yok sayamaz.
Ben buna şahidim.
Bir gazeteci olarak şahidim.
Bir turizm işletmecisi olarak şahidim.
Masada konuşulanı da gördüm, sahada koşulanı da.
Fotoğraf karesine sığmayan emeği de biliyorum, kimsenin görmediği fedakârlığı da.
O yüzden bu yazı bir savunma değil; bir tespittir.
Bir hakkın teslimidir.
Bugün Murat Cahit Cıngı’ya sahip çıkmak, aslında Kayseri turizmine sahip çıkmaktır.
Erciyes’e sahip çıkmaktır.
Bu şehrin geleceğine, emeğine, alın terine sahip çıkmaktır.
İşte vefa tam da budur.
Zor zamanda hatırlamak, haksızlık karşısında susmamaktır.
Bu şehir bugün bunu yaptı.
Ve evet…
Bazen bir yazıya “evet” ile başlamak gerekir.
Çünkü anlatılan şey, tereddüt değil; net bir duruştur.








