Bazı isimler vardır, gelip geçer.
Unutulur...
Bazılarıysa bir şehrin, bir milletin yüreğine kazınır.
Çünkü onlar sadece görev yapan insanlar değildir, elini taşın altına koyan, geceyi gündüze katan, bir milletin yükünü sırtlayan isimlerdir.
Kayseri Valisi Gökmen Çiçek de işte böyle bir adam…
Kayseri halkı ona “38 ayar” dedi.
22 ayar altın bile hafif kalırdı çünkü onun değeri ölçülemezdi.
6 Şubat 2023’ün o karanlık sabahında saatler 04.17’yi gösterdiğinde, Türkiye en büyük felaketlerinden biriyle sarsıldı.
Kahramanmaraş merkezli depremler 11 ilde büyük yıkıma neden olurken, binlerce insan enkaz altında kaldı.
Gözyaşı, acı, çaresizlik…
Bir millet, sabaha kara bir tabloyla uyandı.
İşte tam da o gün, Gökmen Çiçek için yeni bir sınav başlamıştı.
İçişleri Bakanlığı’nın koordinasyon görevlendirmesi gelir gelmez yola çıktı.
Gitti ve bir daha dönmedi..
En azından o enkazların başında tutulacak bir el kalmayana kadar dönmeyi hiç düşünmedi.
Ben o günlere, o acılara bizzat şahitlik eden bir gazeteci olarak anlatıyorum.
Sahada geçen günlerine tanıklık ettim.
Uykusuz gecelerine, dinlenemediği anlara, yağmurun altında, enkaz başında çaresizlikle bekleyen insanlara nasıl umut olduğunu gördüm.
Bir devlet adamından çok daha fazlasıydı o günlerde…
Bir evlat gibi yaşlıların gözyaşlarını sildi, bir ağabey gibi yetim kalan çocukların başını okşadı, bir kardeş gibi çaresiz kalanlara sarıldı.
Makamını değil, milletini düşündü.
Elbistan’daki yıkımın büyüklüğünü gördüğünde, kriz masasını hemen oraya taşıdı.
Arama kurtarma ekipleriyle omuz omuza verdi.
Bizzat yardım tırlarını karşıladı, ihtiyaçları sıraladı, sahadaki eksikleri tek tek belirledi.
Sadece talimat veren bir yönetici değildi, kolları sıvayıp enkaz kaldıran, çadır kuran, ateş başında ısınmaya çalışan insanlarla dertleşen bir insandı.
Geceleri bir çadırda, bazen bir konteynirda, bazen aracında sabahladı.
Yorgundu ama hiç şikâyet etmedi.
Görev süresi bittiğinde bile dönmeyi düşünmedi, “Daha yapacak çok iş var” dedi.
Kayseri, bu mücadeleye kayıtsız kalmadı.
Şehir, adeta bir insan seli gibi yardımlara koştu.
Tır tır yardım yola çıktı.
Bir battaniye, bir ekmek, bir umut…
Ne varsa gönderildi.
Vali Çiçek de bu fedakârlığı her fırsatta dile getirdi. “Bu şehir sadece erzak değil, yüreğini de gönderdi” dediği an, gözlerinde biriken yaşları fark etmemek mümkün değildi.
O an anladık ki, sadece bir vali değil, bu milletin derdiyle dertlenen bir adam vardı karşımızda.
Bir kamyon şoförünün hikâyesi, hepimizin içini dağladı.
Adam günlerdir yardım taşıyordu, enkaz başlarında malzeme boşaltıyordu.
Kimse bilmiyordu ki, aslında kendi ailesi de o enkazın altındaydı.
Ama o, kendi acısını bir kenara bırakıp, başkalarına nefes olmaya çalışıyordu.
O adamın gözlerindeki hüznü, Vali Çiçek’in ona sarılışını, o anki sessizliği asla unutamam.
O günler geçti ama yaşananlar hafızalardan silinmedi.
Kayseri halkı, onu sadece bir vali olarak görmedi, bir gönül adamı olarak sahiplendi.
“38 ayar” dedi, plaka koduyla bütünleşen bir kıymet biçti.
Çünkü Gökmen Çiçek’in değeri, sadece makamıyla değil, o enkazların başında tuttuğu ellerle ölçüldü.
O yüzden sadece Kayseri değil..
Tüm Türkiye Minnettar..
Ve O'na bir teşekkür yetmez..
Kapalı Kale Taraftar Derneği, Kayseri MHP Teşkilatı, Kayseri Ülkü Ocakları ve Kayseri Halkının tamamı gibi artık O'na #38ayaradam demeliyiz..









