Bir belediye başkanını değerlendirmek için bir seçim dönemi yetmez.
Birkaç açılış töreni, birkaç proje ya da sosyal medyada paylaşılan görüntüler de yetmez.
Hele gazetecilik yapıyorsanız...
İnsanları bir günde tanımazsınız.
Yıllarca izlersiniz.
Nasıl çalıştığını...
Şehre nasıl baktığını...
Vatandaşla nasıl temas kurduğunu...
Ortaya koyduğu yönetim anlayışını...
Ben de Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç'ı bugün tanıyanlardan değilim.
Melikgazi Belediye Başkanlığı döneminden bu yana çalışmalarını takip eden bir gazeteciyim.
O yılları yaşayanlar çok iyi hatırlayacaktır.
Kayseri, belediyecilik denildiğinde Türkiye'de örnek gösterilen şehirlerden biriydi.
Sadece yaptığı yatırımlarla değil, ortaya koyduğu yönetim anlayışıyla konuşuluyordu.
Türkiye'nin birçok ilinden belediye başkanları, teknik heyetler ve bürokratlar Kayseri'ye geliyor, uygulamaları yerinde inceliyordu.
İşte o günlerde bir kavram dilden dile dolaşıyordu.
Referans Belediyecilik...
Bu ifade, masa başında üretilmiş bir slogan değildi.
Ortaya konulan hizmet anlayışının karşılığıydı.
Memduh Büyükkılıç da bu anlayışın en önemli isimlerinden biriydi.
Kayseri ise ona farklı bir unvan verdi.
Atom Karınca...
Bu lakabı bir reklam kampanyası kazandırmadı.
Vatandaş verdi.
Çünkü sürekli sahadaydı.
Mahallelerdeydi.
Esnafın yanındaydı.
Şantiyedeydi.
Programdan programa koşuyordu.
Bitmeyen çalışma temposu, zamanla bu ismi kalıcı hâle getirdi.
Aradan yıllar geçti.
Bugün Memduh Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı.
Makam değişti.
Sorumluluk büyüdü.
Ama benim gözlemime göre çalışma anlayışı değişmedi.
Geçtiğimiz günlerde Kayseri Kalesi'nde yeniden dolaşırken bunu bir kez daha düşündüm.
Mülhem Kayseri Mutfağı'nı gezerken sadece bir işletme görmedim.
Şehrin kültürüne sahip çıkan bir belediyecilik anlayışını gördüm.
Kayseri'nin mutfağı...
Mantısı...
Yağlaması...
Pastırması...
Sucuğu...
Bunlar sadece birer yemek değildir.
Bu şehrin hafızasıdır.
Kimliğidir.
İşte bu değerleri, Kayseri'nin en önemli tarihî yapılarından biri olan kalenin içinde yaşatmayı tercih etmek bana göre doğru bir belediyecilik yaklaşımıdır.
Çünkü şehirler yalnızca yollarla büyümez.
Şehirler, kimliğini koruyabildiği ölçüde büyür.
Memduh Büyükkılıç'ın belediyeciliğinde yıllardır dikkatimi çeken nokta da budur.
Sadece altyapıyı düşünen değil...
Şehrin kültürünü de önemseyen...
Sadece bugünü değil...
Yarını da planlayan...
Sadece eser yapan değil...
Şehre değer kazandırmaya çalışan bir anlayış...
Bunu Mülhem'de görmek mümkün.
Spor Başkenti hedefinde görmek mümkün.
Kültüre, tarihe ve sosyal hayata dokunan birçok projede görmek mümkün.
Elbette her belediye başkanının yaptığı hizmetler vardır.
Benim değerlendirmem ise yıllardır süren bir gazeteci gözlemidir.
Bugün bu satırları yazarken bir projeyi değil...
Bir belediyecilik anlayışını değerlendiriyorum.
Melikgazi'de örnek gösterilen o anlayışın, bugün Büyükşehir Belediyesi'nde de devam ettiğini görüyorum.
Bazen bir yol...
Bazen bir park...
Bazen bir kültür yatırımı...
Bazen de şehrin mutfağını geleceğe taşıyan bir proje...
Hepsinin arkasında aynı düşünceyi görmek mümkün.
Yıllar önce "Referans Belediyecilik" denildiğinde akla gelen şehirlerden biri Kayseri'ydi.
Bugün de o anlayışın izlerini görmek mümkün.
Gazetecilik, günü yazmak kadar zamanı da okumaktır.
Benim Memduh Büyükkılıç hakkındaki kanaatim bugüne değil, yıllara dayanıyor.
Ve o kanaat şudur:
Referans belediyecilik bir slogan değildir.
Yıllar içinde kazanılan bir itibardır.
Memduh Büyükkılıç da o itibarı, Melikgazi'den Büyükşehir'e taşıyan isimlerden biridir.







