Bazen bir insanı uzaktan tanırsınız, yaptığı işleri görür, hakkında yazılanları okur, çalışmalarını takip edersiniz.
Ama asıl tanımak, göz göze gelip sohbet ettiğinizde, samimiyetini hissettiğinizde başlar.
İşte ben de Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Hacı Mustafa Palancıoğlu’nu böyle bir vesileyle, bizzat görüp tanıma fırsatı bulduğumda, onun ne kadar ince ruhlu, naif ve hassas bir insan olduğunu daha iyi anladım.
Köşk Medrese için kendisini Hür Doğu Türkistanlılar Derneği olarak ziyaret ettiğimizde, bizleri büyük bir nezaketle ağırlamıştı.
O gün, sohbetimiz esnasında Uygur Türkleri konusundaki hassasiyetine bizzat şahit oldum.
Sadece nezaketen birkaç cümleyle geçiştiren bir siyasetçi profili değil, konuyu içselleştirmiş, davasını anlamış bir duruş sergiliyordu.
Açıkçası bu beni çok etkilemişti.
O günden sonra Başkan Palancıoğlu’nu ve projelerini daha yakından gözlemleme ihtiyacı hissettim.
Eleştirilerimi de zaman zaman bu köşeden dile getirdim, ama hakkı teslim etmek de bir vazifedir.
Şimdi yine hakkı teslim etmek için kalemi elime alıyorum, çünkü Başkan, bir kez daha ne kadar duyarlı ve vizyon sahibi biri olduğunu gösterdi.
Mübarek Ramazan ayına dair gerçekleştirdiği harikulade bir projeden bahsetmek istiyorum: "İlk Orucum, İlk İftarım." Bu etkinlik, çocuklarımızın Ramazan ayının manevi atmosferini yaşayabilmeleri için özel olarak düşünülmüş, büyük bir anlam taşıyan bir organizasyon.
Şöyle bir durup düşünelim…
Çocuklarımızı nasıl bir dünyaya hazırlıyoruz?
Onlara Ramazan’ın ruhunu ne kadar hissettirebiliyoruz?
Sahurun bereketini, iftarın heyecanını, orucun sabır ve irade eğitimi olduğunu ne kadar anlatabiliyoruz?
İşte tam da bu sorgulamaları yaptığımız bir dönemde, Başkan Palancıoğlu çocuklarımızı bu manevi iklimle buluşturmak için muhteşem bir adım attı.
Bu etkinlik sadece bir iftar programı değil.
Çocuklara Ramazan bilincini kazandıran, onları bu manevi atmosferin içine alan, ibadet şuurunu sevgiyle, coşkuyla ve heyecanla pekiştiren bir etkinlik.
Bu topraklarda büyüyen her çocuğun, Ramazan’ı büyüklerinden dinleyerek, hissederek, yaşayarak öğrenmesi gerekir.
Zira bu değerler ancak aktarılırsa yaşar.
Eğer çocuklarımız bir kültüre, bir geleneğe, bir inanca küçük yaşta aşinalık kazanmazsa, ilerleyen yıllarda bu değerleri sahiplenmeleri çok daha zor olur.
Başkan Palancıoğlu işte bu gerçeği görerek, geleceğe yönelik önemli bir adım attı.
Bakın, belediyecilik dediğimiz şey sadece yol yapmak, bina inşa etmek, altyapı düzenlemek değildir.
Şehir ruhuna dokunmayan, insanı öncelemeyen, toplumun manevi dinamiklerini güçlendirmeyen bir yönetim anlayışı, sadece eksik kalmaz, aynı zamanda zamanla ruhsuz bir beton yığınına dönüşür.
Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Hacı Mustafa Palancıoğlu, bu noktada farkını ortaya koyuyor.
Ramazan, sadece oruç tutmak değil; yardımlaşmanın, dayanışmanın, sabrın ve paylaşmanın en güzel yaşandığı bir zaman dilimi.
Çocuklarımız için ise, bu duyguları ilk kez deneyimledikleri, aile büyüklerinin yanında sahura kalkıp iftar heyecanı yaşadıkları en güzel hatıralardan biri.
İşte “İlk Orucum, İlk İftarım” etkinliği, çocuklarımızın Ramazan'a dair ilk hatıralarını unutulmaz kılmak için düzenlenmiş.
Bu açıdan baktığımızda, böylesine anlamlı bir projenin sadece Melikgazi için değil, tüm Türkiye’ye örnek olması gerektiğini düşünüyorum.
Bugün baktığımızda, birçok ebeveyn çocuklarını bu manevi iklimle nasıl tanıştıracağını bilemiyor.
Günümüz modern dünyasında, özellikle büyükşehirlerde Ramazan’ın sıcaklığı biraz daha silikleşmiş durumda.
Çocuklar belki televizyonlardan, belki sosyal medyadan Ramazan’ı görüyor ama eski Ramazanların ruhunu yeterince hissedemiyorlar.
İşte tam da bu noktada, yerel yönetimlerin böyle projelerle devreye girmesi büyük bir fark meydana getiriyor..
Başkan Palancıoğlu ve ekibini, böyle anlamlı ve kıymetli bir projeyi hayata geçirdikleri için yürekten kutluyorum.
Sadece bugünü değil, yarını da düşünen, şehirde yaşayan insanların sadece fiziksel ihtiyaçlarına değil, manevi dünyalarına da dokunan bir yönetim anlayışı sergiledikleri için teşekkür ediyorum.
Melikgazi halkı, gerçekten doğru bir seçim yapmış.
Ve gün geçtikçe bu doğrunun ne kadar büyük bir kazanım olduğunu daha iyi anlıyoruz.
Teşekkürler Palancıoğlu… Sen ne güzel Başkansın!









