Hayat bazen insana ağır gelir.
Omuzlarındaki yükler artar, maddi sıkıntılar zihnini kemirir, neyi nasıl yapacağını bilemediğin anlar çoğalır.
Çıkış yolları kapanır, çareler tükenir gibi olur.
İşte tam o an…
Kalbinin derinliklerinde bir ses yükselir, farkında olmadan dudaklarına O’nun adı düşer.
Ve dua gibi biri gelir karşına.
Bazıları bunu tesadüf sanır, bazıları kader…
Ama aslında bu, Rabb’in kuluna olan merhametinin bir tecellisidir.
Çünkü O, hiçbir duayı cevapsız bırakmaz, hiçbir çaresizi sahipsiz koymaz.
Yeter ki yönümüzü doğru tarafa çevirelim.
El açıp içimizi döktüğümüzde, sessizce yakardığımızda, bazen gözyaşlarımızda bazen de iç çekişlerimizde gizli bir kabul saklıdır.
Ve işte o kabul, bazen bir insan suretinde gelir.
Bazen bir dostun omzunda, bazen kapıyı çalan bir vesilede, bazen hiç beklemediğin bir elin uzanışında…
Maddi olarak yorulduğunda, borçların seni sıkıştırdığında, elin kolun bağlandığında…
İşte tam da o an, Allah’ın yardımı bir dokunuş gibi iner gönlüne.
Çünkü O, "Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır" buyurur.
O kolaylık bazen bir rızık kapısıdır, bazen bir iş fırsatı, bazen de sadece “Sen yalnız değilsin” diyen bir kelamdır.
Ama bil ki, Rabb’ine yöneldiğin vakit, O da seni boş bırakmaz.
Ve belki de mesele sadece bir şeyleri kazanmak değil, vakti geldiğinde senin de bir dua gibi bir başkasının hayatına dokunabilmendir.
Çünkü dünya, duaların birbirine omuz verdiği bir imtihan meydanıdır.
Bugün senin için bir kapı açılır, yarın sen bir başkasına kapı olursun.
Ve böylece, Rabb’in rahmeti, kuldan kula akar gider...









