"Yenidoğan çetesi" skandalı, insanlığa sığmayacak bir boyutta.
Yeni doğmuş bebeklerin yaşamları, maddi çıkar peşindeki bir çete tarafından kâr amacıyla yok sayıldı.
İddianamede yer alan itiraflar, yalnızca bir suç zincirini değil, aynı zamanda vicdanlarımızı da sorgulamamız gerektiğini gösteren bir duruma işaret ediyor.
Öte yandan “Fırat hoca bana ‘o hastayla ilgilenme, boşuna, bırak ölsün’ dedi” gibi ifadeler, sağlık sistemimizin ne hale geldiğini gözler önüne seriyor.
'....bırak ölsün' sözleri ve yapılan sahtekârlıklar, vicdanı olan herkesin kanını dondurur.
Ama bu kadar büyük bir olay karşısında ortada derin bir sessizlik var.
Soruyorum: Eğer bu olay Güneydoğu’da yaşansaydı, yer yerinden oynamaz mıydı?
Kürt Çocuklarına yönelik en ufak bir olayda sokağa dökülenler şimdi neden suskun?
PKK bağlantılı oldukları iddia edilen bir çete bebeklerin ölümüne neden olunca mı herkesin dili tutuldu?
Hani insan hakları için sokaklara çıkanlar, sosyal medyada her meselede sesini yükseltenler nerede?
Hayvan hakları için en küçük olayda bile ortalığı ayağa kaldıranlar, bebekler ölürken neden sessiz?
Sanatçı tayfası nerede?
Ota boka konuşan sanatçı tayfası, bu konuda neden tek kelime etmiyor?
Magazin olaylarında, kredi kartı limiti üzerinden Milli Savunma Fonu için para toplanması önerisinde bile tweet atanlar, bu trajedi karşısında neden sus pus?
Mustafa Sandal, kredi kartı limitini düşürerek haftaya başladığını anında sosyal medyada paylaşıyordun, peki bu bebeklerin canı için neden susuyorsun?
Daha da net olalım: Eğer bu olay Güneydoğu’da olsaydı, çoktan Türkiye ayağa kalkmıştı.
Demokratik hak savunucuları, Belki de “TC Kürt bebeklerini katlediyor” diye bağırıp meydanları doldurmuştu.
Avrupa, Amerika insan hakları çığlıklarıyla ortalığı birbirine katardı.
Ama konu Türk bebekleri olunca, bu çete PKK ile bağlantılı olunca, ortalık sessiz. Ne medyada ne sokakta bir tepki var.
Bu sessizlik neyi gösteriyor? Bebeklerin canı bu kadar mı değersiz?
Yoksa bazıları için "insan hakları" sadece kendi siyasi çıkarlarına uyduğu zaman mı geçerli?
Eğer vicdanınız varsa, bu olayın sessizliğini bozmaya cesaret edin.
Yoksa bu suça ortak olmaya devam edeceksiniz.
Yaşananların üstü kapatılmamalı; adalet ve vicdan adına, bu karanlık işlerin üzerine cesurca gitmeliyiz.
Eğer bu sessizliğe boyun eğersek, geleceğimizin de karanlığa gömülmesine sebep olacağız.
Vicdanlarımızı kaybettiğimizde, her şeyimizi kaybetmiş olacağız.









