İstanbul’da bir grup avukat, takdire şayan bir cesaret örneği sergiledi.
Gazze’de yaşanan insanlık suçlarına ortak olan ve bu soykırımın failleri arasında yer alan Türk vatandaşı görünümlü Siyonist artıkları hakkında suç duyurusunda bulundu.
Evet, doğru duydunuz.
Türk vatandaşlığını taşıyacak, ama gidip bir soykırımın tetikçisi olacaksınız.
Hem de İsrail ordusuna katılarak!
Yok öyle bir dünya!
Bu millet, mazlumun yanındadır, zalimin karşısında durur.
Ama ne yazık ki içimizde, bu ülkenin vatandaşı olarak Gazze’deki masumları katleden bir ordunun parçası olmayı seçenler var.
Bu kişilerin vatandaşlıklarının iptal edilmesi elzemdir.
Ancak bu da yetmez; işledikleri savaş suçları ve insanlık suçlarından dolayı uluslararası mahkemelerde hesap vermeliler.
Allah bilir kaç masum çocuğun kanını döktüler, kaç annenin yüreğini yaktılar.
Allah zalimi sevmez
Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah şöyle buyurur: “Zulmedenlere meyletmeyin, yoksa size de ateş dokunur.” (Hud Suresi, 113) Zulme meyledenlerin, zalime yardım edenlerin, bu kirli oyunlara ortak olanların sonu hüsrandır.
Bu kişiler sadece Gazze’de değil, insanlığın vicdanında da yargılanmalı.
Sevgili Peygamberimiz (sav) de şöyle buyurmuştur: “Kim bir mazlumu savunur ve onun hakkını alırsa, Allah ona kıyamet gününde nurdan bir taç giydirir.” (Müsned, 2/91)
Biz mazlumların hakkını savunanların yanındayız.
Ama görüyoruz ki, içimizdeki hainler, Siyonistlerin zulmüne destek vererek bu soykırıma ortak oluyor.
Bu Siyonist zihniyet, sadece Gazze’nin değil, tüm dünyanın başına bela olmuş durumda.
Ellerinde masum kanı var, vicdanları kararmış, insanlıktan uzak birer kukla haline gelmişler.
Bu zihniyetle savaşmak, hakkı savunan her insanın görevidir.
Bugün, Gazze’de işlenen cinayetlere ortak olanların, bu ülkenin vatandaşlığını taşıması kabul edilemez.
İhanetin bedeli olmalı.
Adalet yerini bulmalı.
Bu toprakların ekmeğini yiyip, mazlumlara kurşun sıkanların yerinin ne bu ülke ne de bu milletin vicdanı olduğuna inanıyoruz.
Bu dünyada olmasa bile ahirette herkes hesabını verecek.
Ancak biz, bu hesabın burada da sorulması gerektiğini söylüyoruz.
Çünkü adalet, zulmün en güçlü silahıdır.
Rabbimiz, zalime karşı mazlumun yanındadır.
Ve biz inanıyoruz ki, bir gün mutlaka, “Hesap günü” bu dünyada da tecelli edecektir.
Gazze’nin kanı yerde kalmayacak!
Kalmamalı da..










