Dostluk… Kelimeyi duyduğumuzda aklımıza gelen ilk görüntü genellikle sıcak bir tebessüm, paylaşılan sırlar, zor günlerde omuz veren bir el olur. Ama dostluk, her zaman tanımlanamayacak kadar karmaşık ve derindir. Kimine göre ihtiyaç duyuldukça kapısı çalınan bir komşu gibidir; kimine göre ise dar günlerde yaslanılacak sağlam bir duvar.
Benim dostluğumun hikayesi lise 1’in ilk günlerinde başladı. Henüz ortaokulu yeni bitirmiş, biraz utangaç, biraz heyecanlı gençlerdik. Kimse kimseyi tanımıyordu; o kadar taze, o kadar saf bir başlangıçtı ki… İşte o gün bana tebessüm eden o arkadaşım, benim için “dost” kelimesinin karşılığı olmuştu. O anın sıcaklığıyla sanmıştık ki, ömür boyu ayrılmayacağız.
Ama zaman, dostlukların üzerine bazen sessizce gölge düşürür. Çok çabuk unutulduk; sabaha dek telefonla konuşup dertleştiğimiz geceler geride kaldı. Hatırlarım, sevdiğim kızdan ayrıldığımda günlerce eve gitmemiştim. Yanımda yalnızca bir dal sigaram ve o dostum vardı. O zamanlar her şey paylaşılıyordu; hüzünler, sevinçler, küçük zaferler ve yenilgiler…
Dostluğumuz altı yıl sürdü. Yediğimiz bir, içtiğimiz bir, yürüdüğümüz yol birdi bizim. Ama hayatın akışı, insanların değişimi, beklentilerimizin farklılaşması… Tıpkı domino taşları gibi, yavaş yavaş yıkıldı ve bitti. Ama bitmedi benim için.
Şimdi düşündüğümde, o dostluğun yeri hâlâ kalbimde. Dün gibi hatırlıyorum, bir gün yolda yürürken ayağının tökezlediği o anı… O küçük çarpma, bana büyük bir sancı olarak döndü. Çünkü dostluğun kıymetini kaybettikten sonra anlıyorsun; o kişi, artık hayatında olmasa da, içten içe hâlâ yanındadır.
Dostluk, bazen birlikte gülmek, bazen birlikte ağlamak demek değil sadece. Dostluk, birbirinin yokluğunu hissetmek, acıyı paylaşamasan bile yanında olduğunu bilmek demek. Altı yıl süren dostluğumuz bana bunu öğretti. Her ne kadar yollarımız ayrılsa da, o zamanların anısı, kalbimde hâlâ canlı ve dokunulabilir durumda.
Ve şimdi soruyorum kendime: Dostluk neydi? Belki de dostluk, geçmişin güzel hatıralarında yaşamaya devam eden bir his… Bir tebessümde, bir hatırlamada, bir dal sigarada saklı kalan sıcak bir hatıra. Çünkü gerçek dostluk, fiziken olmasa bile ruhen her zaman yanındadır.









