Uyan ey Müslüman gençlik…
Nereye gidiyor geleceğimiz ?
Kimlerin geleceği oluyor bu çocuklar, hangi yolların içine çekiliyorlar?
Kimi boynunda haçla, kimi elinde yanlış dostluklarla savruluyor; kimi ise farkında olmadan geri dönüşü zor bir yolun içine sürükleniyor…
Bugün artık sadece büyük meseleler değil, küçük görünen kırılmalar bile toplumu derinden etkiliyor. Aile bağlarının zayıflaması, sokak kültürünün kontrolsüz biçimde büyümesi ve dijital dünyanın denetimsiz etkisi gençlerin dünyasını şekillendiriyor. Ne yazık ki birçok genç, doğru ile yanlışı ayırt edemeden hızlı ve yüzeysel etkilerin içine çekiliyor.
Ne ata mirası ne örf ne de gelenek…
Birçok değer, günümüzün hızına yetişemeyerek geri planda kalıyor. Şiddet olaylarının yaş ortalamasının düşmesi, uyuşturucu kullanımının genç yaşlara inmesi ve sosyal çevrelerin sağlıksız biçimde değişmesi endişe verici bir tabloyu ortaya koyuyor.
Bu süreçte en kritik nokta ise bilinç meselesi. Gençler çoğu zaman farkında olmadan yönlendiriliyor, içeriklerle, çevreyle ve yanlış rol modellerle etkileniyor. Doğru rehberlik eksikliği ise bu süreci daha da derinleştiriyor.
Asıl ihtiyaç; suçlamak değil anlamak, uzaklaşmak değil yeniden bağ kurmak. Gençliği kaybetmek değil, yeniden kazanmak için aileden eğitime, toplumdan medyaya kadar herkesin sorumluluk alması gerekiyor.
Çünkü bir toplumun geleceği, gençlerinin hangi yöne yürüdüğünde gizlidir.









