• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Resmi Reklamlar
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • 3. SAYFA
  • MAGAZİN
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • KÜLTÜR SANAT SPOR TEKNOLOJİ OTOMOBİL GENEL REKLAM
  • Ara
SON DAKİKA:
13:36
Her Şeyi Yediler Gözlerini Şimdide Çıkana Taktılar!
13:23
Turizm Haftasında Geçmişe Yolculuk Mesajı!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
  1. Köşe Yazarları
  2. Yusuf Kartal
  3. Şairin ölümü ya da kuyudan ayrılan su
Yayınlanma: 07 Şubat 2026 - 16:58
Güncelleme: 07 Şubat 2026 - 16:59

Şairin ölümü ya da kuyudan ayrılan su

07 Şubat 2026 - 16:58
Güncelleme: 07 Şubat 2026 - 16:59
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Şairin ölümü ya da kuyudan ayrılan su
Yusuf Kartal
Şairin ölümü ya da kuyudan ayrılan su

Aşağıdaki yazıyı Adnan Abi ölüm haberini aldığı, hiç tanımadığı şair hakkında ki yazısı..

Gözleri her zamanki gibi hüzün yansıtıyordu İbakorkmaz Mustafa’nın. Baştan ayağa şiir olan sevgili kardeşimin gözlerindeki elem, gönlündeki deli çocuğun künyesinin silik bir kopyası gibidir çok kez.
Oturduk birer çay içmek için çay bahçesindeki masaya. Yanımızda üç şair-yazar dost daha. Bir elim Mustafa’nın omzunda. Mustafa’nın kafası belli ki başka yerde. ‘Ne var ne yok’lar kısa sürüyor.
“Emin Akdamar” diyor Mustafa, ben sözün tamamını beklemeden zihnimde güzel bir şair portresi beliriyor. Güzel bir cümle tamamlayacak portreyi. İçim aydınlanıyor. Bildik bir isim ıslık çalıyor öteden.
“Öldü! ” diyor, Mustafa.
Bir hafta önce gömmüşler.
Kalpten rahatsızmış.
Demiyormuş arkadaşlarına.
1955’liydi diyor, yaşını soran bir arkadaşa. Gençmiş, diyor yaşını soran.
Ben kısa bir donma hâlinden sonra, hakkında adından başka şey bilmediğim bir şairin ölümünün acısını yaşıyorum. Kitabı çıkmıştı yakınlarda. Yakınlar belki on-on iki aydı. Kitabından evvel imlasızda bir şiirini okuduğum, kitabını almak istediğim ama araya nefret ettiğim ihmalkârlığım girince unuttuğum Emin Akdamar, ölmüş.
Herhangi birinin ölümü gibi gelmedi bana. Mustafa’ya haber verseydin, diyecek oldum, vazgeçtim. Tabutuna bir el atarak kitabını alamadığım bir şaire vicdanımı mı temizlettirecektim.
O bir şâirdi.
Bizim Kayseri’nin çöliklimi edebiyatında gürül gürül su kaynağı olan, yemyeşil ağaçlarla dolu bir vahaydı. Bu şehre çok gelen şairlerden biriydi.
Sağlığında bir tek kuru kelime olsun yazı yazılmayan bir edebiyat adamı ölünce ardından sayfalar doldurulunca midem bulanıyor. Tiksintim ölüp gidene değil, kalıp ölmeyene! Böylesi anlarda Basri Gocul’un şu dörtlüğünü hatırlarım: Sağlığında tutmayız- Sanatkârın elini- Ölür Veysel misali- Dikeriz heykelini.
Emin Akdamar’ın heykeli dikilir mi bilmem ama İbakorkmaz gibi bir şâirin, ‘şair’ dediği bir adam ölüp de ardından bir şehir, termitler gibi dehlizler açmaya, kuleler dikmeye devam ediyorsa acırım. Şehre acırım, şehrin ekâbirine acırım, şehrin kültür simsarlarına acırım.
Emin Akdamar’ın fotoğrafını bile görmüş değilim.
Ama çok istemiştim tanışmayı.
Halim Şafak’la tanışmak istediğim gibi.
Şiir sesiyle aynı frekansta olduğumdan mıdır nedir, sevmiştim Akdamar’ı.
Ölümün soğuk yüzü bir seferliğine ismen tanıdığım bir dostumun yanında belirmişti.
Her şair-yazar bence erken ölmüştür.
Yazacakları bir şiir, bir hikâye daha vardır onların.
Ben ölümden işte bu sebeple korkarım. Elim kalem tutarken ölmek istemem. Söyleyecek bir şeyim kalmayınca elimi tutabilir Azrail.
Emin Akdamar, son nefesini verirken; git Azrail, yazılacak şiirlerim, diyecek sözlerim bitmedi henüz dedi mi, bilmiyorum. Bence demiştir. Yakınları için de erkendir bu ölüm. Benim gibi ‘uzakları’ içinde. Halasının oğlu- varsa-, dayısının kızı-varsa- belki unutacaklar üç beş yıl sonra ama elli yüz sene, hatta yüzlerce sene sonra bir kapıdan Emin Akdamar mısrası çıkacak, bir bacadan Emin Akdamar şiiri yükselecek göğe. Birazdan evden çıkıp Ağustos Yazdan Sayılmaz kitabını bulamasam da son kitabı Rehgüzar’ı almak için kitap evine gideceğim.
Üç-dört gündür imlasız’ın beşinci sayısı, okumak için ayırdığım kitapların arasında koltuk üstünde duruyordu. Yazılardan birkaçını ikinci okuyuşumdu. Şu anda Emin Akdamar, italik bir kahraman adı olarak bakıyor bana, yenilmiş olsa da ölüme. Ey kuyu, nereye gönderdin suyunu, kime gönderdin?Evden Ayrılmak
Emin AkdamarYarısı boş bir bardak gibiyim
geceyi suyla ağartan teneke bir anlam
yoruldum ama buldum
aradığım buzkıran sözcük bu
herkesin bir buzdağı var çarptığı
nasıl olur?kavgaya karıştım bıçak yedim
hırçın bir yalnızlık geçti yanımdan hızla
bir gözü kör bir gözü yüreği sevdam
dağı iniyor ova bir çizgi gibi oluyor
ne oluyor?Suratımı dağıt ey
öyle dokun ki kendime geleyimyarısı dolu bir bardak da diyebilirim
kendime biçtiğim biçeceğim
düş peşime ey külhani gelecek
korkma
ne olacak?

kuyudan ayrılmak istemiyor su

Adnan Büyükbaş

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Rikkat… - 14 Nisan 2026
  • Tevekkül - 10 Nisan 2026
  • Abartı... - 05 Nisan 2026
  • Kayseri Pastırması - 25 Mart 2026
  • Bayramlık Kolonya - 19 Mart 2026
  • Fatma Ablam - 07 Mart 2026
  • Umut… - 04 Mart 2026
  • 28 Şubat Hesabı Sorulmayan Yıllar - 28 Şubat 2026
  • Organize Cehalet - 26 Şubat 2026
  • Bilmek Nedir? - 21 Şubat 2026
  • Kendini Aldatmasan… - 16 Şubat 2026
  • Ölüm Allah'ın emri de, ayrılık olmasaydı… - 11 Şubat 2026
  • Godot'yu Beklerken - 05 Şubat 2026
  • Emil Cioran'ın "sadece iyimserler intihar eder" diyor... - 03 Şubat 2026
  • Annemin Lifleri - 29 Ocak 2026
  • Bilmek Nedir? - 26 Ocak 2026
  • Dil Varlığın Evidir - 22 Ocak 2026
  • Kıyıya Vuran Hayat - 19 Ocak 2026
  • Yalanın Anatomisi - 14 Ocak 2026
  • Ertelenmiş Sözler... - 06 Ocak 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
Köşe Yazarları
Rikkat…
Yusuf Kartal
Rikkat…
Aslı Azman
Aslı Azman
Turkovelo Pedalla Develi
Saadet, Artık Sadece Kendi Mahallesinin Partisi Değil
Habibullah Efendigil
Saadet, Artık Sadece Kendi Mahallesinin Partisi Değil
Yaşar Adıyaman
Yaşar Adıyaman
İnsan ve Bağımlılık
Gezgin yazar
Gezgin yazar
SANA ELVEDA DİYEMEM EY ŞEHR-İ RAMAZAN
Buse Yıldız
Buse Yıldız
Her Akşam Ezanında Maziye Dalmak
Bu akşam evinize Hazreti Peygamber misafir gelecek..
Düşünen Adam
Bu akşam evinize Hazreti Peygamber misafir gelecek..
Kış Mevsimi
Güler Ruhsar Aktaş
Kış Mevsimi
M.Salim NURSAÇAN
M.Salim NURSAÇAN
Ağa Gelin
Hidayetullah Göktürk
Hidayetullah Göktürk
CUMA'NIN ÖNEMİ NEDİR? 
ANA DEDİNİZ DE!
Muhsin İlyas Subaşı
ANA DEDİNİZ DE!
Çok Okunan Haberler
Leyla Aydemir Davasında Şok Ayrılık
Leyla Aydemir Davasında Şok Ayrılık
Diziden Gelen Kareler Sosyal Medyayı Karıştırdı!
Diziden Gelen Kareler Sosyal Medyayı Karıştırdı!
Kayseri Hüma Grup Faaliyetleri Durduruldu
Kayseri Hüma Grup Faaliyetleri Durduruldu
Ana Sayfa
Resmi Reklamlar
GÜNDEM
EKONOMİ
DÜNYA
EĞİTİM
3. SAYFA
MAGAZİN
SAĞLIK
SİYASET
KÜLTÜR SANAT
SPOR
TEKNOLOJİ
OTOMOBİL
GENEL
REKLAM
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GÜNDEM
  • KÜLTÜR SANAT
  • OTOMOBİL
  • SAĞLIK
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.