Talas da Tokana da geçmişi yasadim
Tokana bizim için sadece bir yer değildi; evin kalbiydi. Hamurun, kokunun, sohbetin birleştiği o küçük taş oda, hayatın bereketinin simgesiydi.
Şimdi herkes mutfakta. Sosyal medyada bin bir tarif, televizyonlarda yarışmalar… Sanki ülkede gizli bir “şefler savaşı” başladı. Ama ben her mutfakta, her hamur yoğrulurken o eski tokanaların ruhunu arıyorum.
Geçenlerde Talas’ta gezerken “Türkçe Sokağı” tabelasını gördüm. Eski bir öğretmen olan Talas Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Yalçın’ın böyle bir sokak açtığını öğrenince hem şaşırdım hem gururlandım. Sokak tertemiz, pırıl pırıl… Direklerde şiirler asılı, eski kelimeler yeniden dirilmiş gibiydi. Yavaş yavaş yürürken birden “Tokana Restoran” tabelasını gördüm. Adı bile içimi ısıttı.
Tarihi jandarma konağı öyle güzel restore edilmiş ki, geçmişle bugün birbirine karışmış. Kayseri mutfağının en güzel örnekleriyle donatılmış sofralar... Mantı, yağlama, yaprak sarması, kurşunaşı, bamya çorbası, su böreği, tandır böreği, aside, nevzine, güllü baklava, fırında pastırma çeşitleri… Her biri çocukluğumdan bir tat, her biri tokanadan gelen bir hatıra gibi.
İsterseniz bahçede, isterseniz içeride, hatta özel toplantı odalarında yemek yiyebiliyorsunuz. Her ayrıntıda emek, özen ve gelenek var. Talas Belediyesi, sadece bir restoran değil; geçmişle bugünü buluşturan bir kültür mekânı yaratmış.
Tokananın tozuna sinmiş o eski zaman kokusu, bugün Talas’ta yeniden can bulmuş. Her lokmada, her duvarda bir hatıra gizli. Bazen bir tabak yemek bile insana memleketin ruhunu anlatır.
Bu vesileyle Talas Belediye Başkanımiz Mustafa Yalçın 'a teşekkür eder şükranlarımızı sunarız...








