• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Resmi Reklamlar
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • EĞİTİM
  • 3. SAYFA
  • MAGAZİN
  • SAĞLIK
  • SİYASET
  • KÜLTÜR SANAT SPOR TEKNOLOJİ OTOMOBİL GENEL REKLAM
  • Ara
SON DAKİKA:
16:01
Yusuf Tekin İstifa Edecek Mi ?
15:13
Tuncay Sonel’in Adının Verildiği Caddenin Tabelaları Söküldü
14:06
Tuncay Sonel: ''Ben Devletin Valisiyim Emniyette İfade Vermem''
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
  1. Köşe Yazarları
  2. Yusuf Kartal
  3. Fatma Ablam
Yayınlanma: 07 Mart 2026 - 11:12

Fatma Ablam

07 Mart 2026 - 11:12
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Fatma Ablam
Yusuf Kartal
Fatma Ablam

İnsan çocukluğunu düşündüğünde bazı yüzler diğerlerinden daha parlak çıkar hatıraların içinden. Benim çocukluğumda o yüzlerden biri Fatma ablamdı.
Bana ilk defa ders çalışmanın ne demek olduğunu öğreten oydu. Bilmediğim pek çok şeyi sabırla anlatan, defterimi önüme koyup “Bir daha oku” diyen oydu. Hatta doğum gününün ne demek olduğunu bile ondan öğrenmiştim. Çocuk aklımla bunu büyük bir keşif gibi görmüş, bakkala gidip bir toka almış ve bir kız arkadaşımın evine götürmüştüm. O gün kendimi dünyanın en büyük işini yapmış gibi hissetmiştim.
Hacıkılıç’ta yaşadığımız yıllardı. Ablam Kız Enstitüsü’nün ortaokuluna gidiyordu. Okumayı çok seviyordu. İçinde dinmeyen bir öğrenme isteği vardı. En büyük hayali öğretmen olmaktı. Bu hayalin arkasında ise çok sevdiği öğretmeni Günser öğretmen vardı.
Ama o zamanların Anadolu’sunda kız çocuklarının uzun süre okuması her zaman kolay değildi. Babam da ablamın fazla okumasını istemiyordu.
Tam o günlerde komşumuz Yahya amca devreye girdi. Belediyede memurdu. Sessiz, aklı başında bir insandı. Ablamın okul kaydını babama söylemeden yaptırdı. Biz dükkâna gittiğimiz saatlerde ablam gizlice okula gidip gelmeye başladı. Her gün içinde bir korku vardı: Babam duyarsa ne olurdu?
Bir ay kadar sonra Yahya amca babamla konuştu. Babamın huyunu iyi bilirdi. Akşam vakti, sakin bir anda söz açtı.
“Bak Kartal,” dedi. “Bu kız okumalı. Öğretmen olmalı. Dersleri de iyi. Yazık etme.”
Tatlı tatlı anlattı. Babam uzun süre sustu. Sonunda başını salladı. O an evde görünmeyen bir yük kalktı sanki. En çok da Fatma ablamın yüzü aydınlandı. Onun o gülüşünü hâlâ hatırlarım.
Bir gün öğretmen okulunda bir etkinlik vardı. Ablam beni de götürmüştü. O gün dünyaya ilk kez biraz daha büyük bir pencereden bakmaya başladığımı hissetmiştim. Türkiye’nin meseleleri konuşuluyordu.
Kıbrıs’ta gergin günler yaşanıyordu. Uçağımız düşmüş, pilot Cengiz Topel şehit olmuştu. Rumlar Kıbrıs’ı ilhak etmeye çalışıyordu. O günlerde Rumların lideri başpiskopos Makarios’tu.
Ablam o etkinlikte bir şiir okudu. Sahnede duruşu bile bambaşkaydı. Sesi önce sakin başladı, sonra yükseldi. Bir yerde bütün salonu sarsan bir cümle söyledi:
“Makarios’un sakalını tek tek yolacağız!”
O kadar içten, o kadar yürekten okumuştu ki salonu bir anda alkış tufanı kapladı. O an, ablamın sadece bizim evin değil, bir milletin duygusunu taşıdığını hissetmiştim.
Ama hayat bazen sevinçleri beklenmedik acılarla sınar.
Bir güz günü annemle birlikte babaannemin yanına pekmez yapmaya gitmiştik. Hava serindi, bağların kokusu etrafa yayılmıştı. Birden bir haber geldi:
“Çabuk gelin… Fatma yandı!”
Nasıl yola çıktığımızı, eve nasıl vardığımızı hatırlamıyorum. Sadece annemin yolda ağlayarak dua ettiğini hatırlıyorum.
Babam tavuk almış. Ablam da düdüklü tencerede pişirmiş. Ama kapağı soğumadan açmaya kalkınca bir anda büyük bir basınçla patlamış. Kapak fırlamış, etler evin her tarafına saçılmış. En çok da ablamın bacakları yanmış.
Komşular evin içinden etleri toplamış. Hastanede müdahale etmişler. Eve geldiğinde annemle birlikte onu görünce içimiz parçalandı. Annem o gün gözyaşları içinde bir yemin etti:
“Bir daha hiçbir yere gitmeyeceğim.”
Komşumuz Hasan amca sağlık memuruydu. Günlerce sabırla pansuman yaptı. Her gün biraz daha iyileşti ablam. Yaklaşık bir ay sonra ayağa kalktı. O gün evimizin içine yeniden umut doldu.
Fatma ablam öğretmen okulunu bitirdi. İlk görev yeri Sarız ilçemizin Kızılpınar köyü oldu. Arkadaşı Nurhan ablayla birlikte küçük bir ev tuttular. Annem de onların yanında kalmaya başladı.
Bir gün babam dükkânda bana bir yüzük verdi.
“Sarız’a git,” dedi.
“Seni Hamdi abine nişanladık. Yüzüğü ver gel.”
Hamdi abim teyzemin oğluydu. Hukuk Fakültesini bitirmiş, savcı olmuştu. Babamla onun babası bacanaktı. Bir akşam oturmasında biri istemiş, biri vermiş.
Yüzüğü alıp Sarız’a gittim. Annem beni görünce şaşırdı.
“Hayırdır oğlum?” dedi.
“Nişan yüzüğü getirdim,” dedim.
“Ablamı Hamdi abime verdiler.”
Odanın içinde bir sessizlik oldu. Annem biraz kırgın bir sesle:
“Bu adam niye sormadan böyle bir şey yapıyor?” dedi.
Ama kader çoktan kendi yolunu çizmişti.
Bir süre sonra Kayseri’de düğün yapıldı. Fatma ablam gelin oldu ve Ankara’ya gitti.
Benim hatıralarımda ise hep aynı yerde durur:
Defterimin başında sabırla beni çalıştıran, öğretmen olma hayalinden vazgeçmeyen, bir şiir okuduğunda salonu ayağa kaldıran Fatma ablam.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Ünsiyet - 20 Nisan 2026
  • Rikkat… - 14 Nisan 2026
  • Tevekkül - 10 Nisan 2026
  • Abartı... - 05 Nisan 2026
  • Kayseri Pastırması - 25 Mart 2026
  • Bayramlık Kolonya - 19 Mart 2026
  • Umut… - 04 Mart 2026
  • 28 Şubat Hesabı Sorulmayan Yıllar - 28 Şubat 2026
  • Organize Cehalet - 26 Şubat 2026
  • Bilmek Nedir? - 21 Şubat 2026
  • Kendini Aldatmasan… - 16 Şubat 2026
  • Ölüm Allah'ın emri de, ayrılık olmasaydı… - 11 Şubat 2026
  • Şairin ölümü ya da kuyudan ayrılan su - 07 Şubat 2026
  • Godot'yu Beklerken - 05 Şubat 2026
  • Emil Cioran'ın "sadece iyimserler intihar eder" diyor... - 03 Şubat 2026
  • Annemin Lifleri - 29 Ocak 2026
  • Bilmek Nedir? - 26 Ocak 2026
  • Dil Varlığın Evidir - 22 Ocak 2026
  • Kıyıya Vuran Hayat - 19 Ocak 2026
  • Yalanın Anatomisi - 14 Ocak 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
Köşe Yazarları
Ünsiyet
Yusuf Kartal
Ünsiyet
Bu Şehir Kendine Gelmek Zorunda!
Habibullah Efendigil
Bu Şehir Kendine Gelmek Zorunda!
Aslı Azman
Aslı Azman
Turkovelo Pedalla Develi
Yaşar Adıyaman
Yaşar Adıyaman
İnsan ve Bağımlılık
Gezgin yazar
Gezgin yazar
SANA ELVEDA DİYEMEM EY ŞEHR-İ RAMAZAN
Buse Yıldız
Buse Yıldız
Her Akşam Ezanında Maziye Dalmak
Bu akşam evinize Hazreti Peygamber misafir gelecek..
Düşünen Adam
Bu akşam evinize Hazreti Peygamber misafir gelecek..
Kış Mevsimi
Güler Ruhsar Aktaş
Kış Mevsimi
M.Salim NURSAÇAN
M.Salim NURSAÇAN
Ağa Gelin
Hidayetullah Göktürk
Hidayetullah Göktürk
CUMA'NIN ÖNEMİ NEDİR? 
ANA DEDİNİZ DE!
Muhsin İlyas Subaşı
ANA DEDİNİZ DE!
Çok Okunan Haberler
Kayıp Olarak Aranan Genç Ölü Bulundu
Kayıp Olarak Aranan Genç Ölü Bulundu
Bakan Tekin'Den Okul Güvenliği Açıklaması: Tedbir Alınan Okullarda Da Oluyor
Bakan Tekin'Den Okul Güvenliği Açıklaması: Tedbir Alınan Okullarda...
Kahramanmaraş Okul Saldırısı: Can Kaybı Yükseldi
Kahramanmaraş Okul Saldırısı: Can Kaybı Yükseldi
Ana Sayfa
Resmi Reklamlar
GÜNDEM
EKONOMİ
DÜNYA
EĞİTİM
3. SAYFA
MAGAZİN
SAĞLIK
SİYASET
KÜLTÜR SANAT
SPOR
TEKNOLOJİ
OTOMOBİL
GENEL
REKLAM
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • GENEL
  • GÜNDEM
  • KÜLTÜR SANAT
  • OTOMOBİL
  • SAĞLIK
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.