Muhsin İlyas Subaşı

Muhsin İlyas Subaşı


"Nüfus Kağıdımdan 'Dini İslam' ifadesini sildirmek istedim"

27 Nisan 2022 - 16:51

Mehmet Salim Öztoksoy, 1959 yılında Tarsus’ta doğdu. Amerikan Kolejini bitirdi. Almanya’da İşletme okudu. Frankfurt, New York ve Türkiye’de ticaretle uğraştı. ABD’de Türk İş adamlarını temsil etti. 37 yaşına kadar bir anlamda ateist bir hayat tarzını sürdürdü. Öyle bir noktaya geldi ki, bu inançsızlığı yüzünden nüfus cüzdanın yer alan “Dini İslam” tabirini sildirmeyi dahi düşündü. Ancak 37 yaşında kaynağına döndü. Öztoksoy’un bir inkâr ve dönüşüm hikâyesi ibret alınacak derslerle dolu. Bunu kendisi şöyle anlatır:
“Müslüman bir aileden geliyor olmamıza rağmen, çocukluğumuzda bize din anlatılıp öğretilmedi. O yıllarda Cumhuriyet öncesindeki Müslüman tipi, sakallı şalvardı çirkin bir erkek ve siyah çarşaflı, yine çirkin suratlı bir kadınla temsil ediliyordu. Cumhuriyetle birlikte erkek tipi kılık kıyafeti düzün, kadın güzel ve makyajlı. Böyle bir tipleme ile karikatürize edilen İslam, doğal olarak bizlerin kafasında itici bir güç olarak algılanıp hafızamıza yerleştirildi.
Eğitimimizi tamamlayıp hayata atıldığımız zaman, ölüm diye bir meselemiz hiç olmadı. Ölenler yaşlılarla hastalardı. Dünya bizim içindi, bu hayatın bütün imkânlarını sonsuza kadar biz kullanacağız diye bakıyorduk. Ancak ölüm vakıasının yakınımda olduğu gibi bir duygu verdi. Bunu tetikleyen bir olay ise, 35 yaşında bir rahatsızlığımdan dolayı Almanya’da önemli bir Kliniğe gittim, buradaki akademik kariyeri olan bir doktor bana ‘3-5 ay ömrün var, bu süre onunda öleceksin’, deyince hüsrana uğradım. İlk defa ölümü böylesine yakınımda hissetmiş oldum. Bu arada bir iş için Amerika’ya gidecektim, uçak biletimi aldım, ancak o uçağa yetişemedim. Binmem gereken uçak havalandı ve bir süre sonra da düştü, içerisindeki bütün insanlar öldü. Ben, bu olaydan kurtulmuş oldum.’
Mehmet Sami Öztoksoy, 3-5 aylık ölüm kâbusunu aşmış ve düşen uçaktan da kurtulmuştu. Bütün bunlar onun hidayeti için hazırlayıcı sebepler miydi acaba. Hani Kuran’da buyrulur ya, “Allah dilediğini hidayete erdirir ve hidayete erecek olanları en iyi o bilir” ‘Kasas; 56/37) Sonunda İslam’ı benimsedi. 2022 yılında ‘Ol Dedi Oldum’ adıyla dönüşümünü anlattığı kitabını yayınladı. İnkârdan hidayete giden yolu böyle gelişti.
Mehmet Salim. Bey, şimdi geçmişiyle günümüzdeki hayat çizgisinde karşılaştığı iki şeyi anlamakta zorlanıyor vu bunu da dillendirmeden edemiyor:
Birincisi, içerisinde bulunduğu seküler kesimin tepkisiydi, bir dostuna Müslüman olduğunu söyleyince, hayretle başını iki ellerinin arasına alıp, “Olamaz, olamaz! Bu nasıl olur? Sen bana; ‘Homoseksüel oldum’, deseydin, bunu anlardım, ama sen nasıl Müslüman olursun, bunu anlayamıyorum!” tarzında tepkisiydi.
Diğeri ise, arasına katıldığı Müslümanların dinlerinden haberlerinin olmamasıydı. Yüce Yaratıcı onlara bir mektup (Kuran) göndermiş, açıp bunu okumuyorlar, neye inandıklarını, nasıl inanmaları gerektiğini bilmeden yaşıyorlar. Türkiye’deki Müslümanların temel sorunu bu olsa gerek!

Bu yazı 306 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum