Akil insan konumuna geldiğinizin idrakine ulaşınca, insanlara yol gösterici olmanın sorumluluğuyla yüz yüze geliyorsunuz. Bu, yaşın değil, biraz da fıtratın gereğidir. Eskiler buna ‘Arif İnsan’ demişler. Yani bilgi birikimi olan adam demektir.
Sanırım kendimi böyle bir noktada görür olmaktan çok, okuma eğilimi pek fazla olmayan, bir şairler toplantısına davet edildiğimde, çoğunluğu halk şiiri tarzında yazan bu gruba şiir okumaktan ziyade, bazı uyarılar yapma gereğini duydum. Önümüzdeki ustalardan örnekler verdim, çalışma tarzlarını anlattım. “Şiir bir yaratılış şansıdır. Yüce Rabbimiz bunu herkese vermemiş. Verdiği insan da bunun farkında olmalı ve ona göre davranmalıdır. Günümüzde bu işler için yola çıkanların birçoğu sapla samanı karıştırıyor gibi geliyor bana. Bu alan, çile işidir, fedakârlığı kendinden yapmazsan, sonuca varman mümkün değildir” gibi sözler ettim.
İnsanların, özellikle de yazdığını şiir sananların birçoğunda ‘erken kifayet duygusu’ dediğimiz bir enaniyet tuzağı vardır. Herhalde bu içgüdü tetiklemiş olacak ki, ikinci haftaya da çağırdılar. Demek ki hesaplaşma niyetleri varmış; bu defa Ozan Erbabı çıktı, beni hicveden bir şiir okudu:
“Gördüğüm gün sevdim sizi,
Dedim, ‘tam ilim denizi’
Lakin harcadınız bizi,
Biz sap mıyız, saman mıyız?
Bizde senlik-benlik yoktu,
Aramızda sevgi çoktu
Bu laf biraz kibir koktu,
Biz sap mıyız, saman mıyız?
Şiir uzun sabırla dinledim, Şairin sözü bittikten sonra, ‘İfadeniz sizi yansıtır, buna diyeceğim bir şey yok, ancak ‘kibir’ lafı doğru bir yaklaşım değildir. Ben kibirli olmaktan ziyade, yaptığım işin onurun korumaya özen gösteririm. Benim sap-saman meselesini konu edinmem işte böyle yanlış anlayıştan dolayıdır.’ dedim. Fazla da bir tepki vermedim. Araya aylar girdi. Aynı şair, benim yaptığım uyarıların ortaya getirdiği gerçeği görmüş olacak ki, bu defa bir özür şiiriye geldi bana:
“Hocam, düşündüm de hak verdim size,
Geçince aradan bu kadar zaman,
Aslında o sözler ders oldu bize,
Görünce anladım, eyledim iman,
Gerçekten karıştı, sap ile saman.
İlk başta üzüldüm, gıyaben kızdım,
Hatta üşenmeden şiir de yazdım,
Bileydim, elime kalem almazdım,
Sitem ettiğime pişmanım şu an,
Gerçekten karıştı sap ile saman.
Ozan Erbabi, şiirinde bu şiirinde çevresindekileri acımasız bir şekilde eleştiriyor.. İnternet bataklığına bakın, bunların sayısız ve niteliksiz örneklerini görürsünüz. Ben hep şunu savunmuşumdur. Bu ülkenin kültür mozaiğinin rengini zenginleştirmek için kaliteli üretime yönelmemiz gerekir. Batılı bunu başarmış, orada böyleyken biz niye olamıyoruz? Benim derdim buydu, şükür fark ettiler bazıları!








