Bir şarkıcı, Hz. Âdem ile Havva anamıza ‘Cahil’ diye aşağılayıcı ve iğrenç bir dil kullanmış. Bunu geçmişimizin ana kaynağına hakaret olarak görmemek mümkün değil! Bu ülkede küfür kesimi açıktan ortaya çıkıp, ‘ben inanmıyorum’ diyemiyor, ancak bu küfrünü bu tür yollarla teşhir etmeye çalışıyor. Bu şarkıcı kadın da maalesef buna alet oluyor.
Şunu unutmamalıyız, 'Ben inanmıyorum', demekle imanın varlığı ortadan kalkmaz. Hele hele ilk insan, ilk peygamber, insanlığın ilk atası bir büyük değerin kimliği yok edilemez. Bu işi sapkınlığa götürüp en hafif tabiriyle cinnet ifadelerine büründürmek,ahlaki çürümüşlüğün de göstergesidir. Bu yolla meşhur olunmaz. Bu şöhret günün birinde başınıza öylesine bir ilahi afet getirir ki, duanız bile sizi kurtarmaz.
Bunun adı cehalet midir, kasıt mıdır bilemiyorum. Sanırım, hani bir kesim maymun soyundan geldiklerinden söz eder ya, bu şarkı sözünü yazan, besteleyen ve yorumlayanlar acaba buna mı inanıyor?Böyle bir çıkış yapanlar, ilk insanın yaratılış serüveninden söz edilen Kuran Ayetinde, “Biz insanı yarattık ve ona kalemle yazmayı öğrettik” (Alak Suresi; 4.) ayetindeki yazmayı öğrenen bir Peygamber’e ‘Cahil’ yaftası en hafif tabiriyle iftiranın ötesinde, kendi cehaletlerinin göstergesidir.
İşin en az bu şarkıcının hezeyanı kadar vahim olan tarafı; inananların oyuyla Meclise giren, bakanlıklarda bulunan daha sonra nefsine yenik düşerek, partisinden ayrılıp yeni parti kuran bir siyasetçi çıkmış, bu şarkıcının davranışına ‘düşünce özgürlüğü’ demiş. Özgürlük toplumun değerlerine ve inancına sövme hakkı verir mi? Bu davranış ekmeğini yediği tekneye tükürmek değilse nedir acaba?
Vah benim memleketim!








